Connect with us

Gündem

Türkiye hayvancılıkta 12 Eylül’ün bile gerisine düştü!


YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Hayvan varlığı bakıkmında12 Eylül darbesinin yaşandığı 1980 yılının bile gerisine düşen Türkiye’nin küçükbaşta 55 milyon ile Avrupa birincisini bulunduğunu korumak için çaba sarfeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “büyükbaş hayvan varlığında ise 18,6 milyon adetle Avrupa ikincisiyiz” dedi.

Türkiye’nin geçtiğimiz 18 yılda tarımsal ulusal gelirini 37 milyar liradan 278 milyar liraya yükselterek Avrupa’da ilk sıraya yükseldiğini korumak için çaba sarfeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçtiğimiz yıl 193 farklı ülkeye 1827 çeşit tarımsal ürün ihraç ederek 18 milyar dolar gelir elde ettik. Temel gıda ürünleri olan un ihracatında dünyada birinci, makarna ihracatında ikinci sıradayız. Tarım ürünleri ihracatında net dış ticaret fazlamız 5,3 milyar dolardır. Çiftçimize verdiğimiz destekleri bu dönemde 12 kat artırarak bitkisel üretimimizi 124 milyon tonla Cumhuriyet tarihinin en üst seviyesine çıkardık. Sadece 2020 yılında çiftçimize verdiğimiz destek tutarı 22 milyar liradır. Büyükbaş hayvan varlığında 18,6 milyon adetle Avrupa ikincisiyiz. Küçükbaş hayvan varlığında ise 55 milyonun üzerine çıkarak Avrupa’da bir numara olduk” diye konuştu. Sadece hayvansal üretime ilişkin istatistik sayıları Türkiye’nin 1980’in bile gerisine düştüğünü gösteriyor.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde dün meydana gelen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın peşinden basın açıklaması icra eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin küçükbaş hayvancılıkta Avrupa’da ilk sırada, büyükbaşta ise ikinci sırada bulunduğunu öne sürdü.

1960’DA 27 MİLYON NÜFUSLU TÜRKİYE 72 MİLYON HAYVANA SAHİPTİ

Sadece hayvancılık üretimine ilişkin veriler Türkiye’nin bugün 1980 yılının bile peşinde bulunduğunu ortaya koyuyor. 1960 senesinde nüfusu 27 milyon 754 bin olan Türkiye’deki küçükbaş hayvan sayısı 34.463.200 koyun, 24.632.208 keçi olmak suretiyle toplam 59.095.408 olarak kayıtlara geçmişti. Aynı yıla ilişkin büyükbaş hayvan sayısı sayıları ise 12.435.000 sığır, 1.140.000 de manda olmak suretiyle toplamda 13.575.00 olarak kaydedilmişti. 1960 senesinde Türkiye’nin toplam hayvan varlığı 72.670.408’di.

HER ŞEYE RAĞMEN ÜRETEN BİR ÜLKE

Ülkenin en kargaşa ve bunalımlı siyasal periyodunun peşinden 12 Eylül askeri darbesiyle büyük bir toplumsal ve ekonomik krizin de yaşandığı 1980’deki hayvan varlığı istatistikleri ise o yıllarda kapalı bir iktisat olmakla eleştirilen Türkiye’nin her şeye karşın üreten bir ülke bulunduğunu gösteriyor.

DARBENİN YAŞANDIĞI 1980’DE HAYVAN VARLIĞI 84 MİLYON

Ziraat Mühendisleri Odası’nın (ZMO) geçtiğimiz yıl yayınladığı hayvancılık üretimine ilişkin raporda yer edinen FAO ve TÜİK kaynaklı verilere bakılırsa 1980 senesinde Türkiye’nin 43 milyon 905 bin 790 olarak kaydedilirken küçükbaş hayvan sayısı ise 48.630.000 koyun, 19.043.008 de keçi olmak suretiyle 67.673.008 olarak kayıtlara geçti. 1980 yılındaki büyükbaş hayvan varlığı ise 15.894.000 sığır, 1.031.000 de manda olmak suretiyle toplam 16.925.000 olarak kaydedildi. 1980’deki büyük ve küçükbaş dâhil toplam hayvan varlığı ise 84.598.008 olmuştu.

2002’DE HAYVAN VARLIĞI DÜŞÜŞTEYDİ

AKP Hükümetinin iktidara geldiği 2002 senesinde 65 milyon nüfusa haiz olan Türkiye’de küçükbaş ve büyükbaş hayvan sayıları askeri darbenin yaşandığı 1980’in de gerisine düşmüştü. Buna bakılırsa 2002’de Türkiye’de 25.174.000 koyun, 6.780.000’de keçi olmak suretiyle toplam 31.954.000 küçükbaş hayvan bulunuyordu. Aynı yıl büyükbaş hayvan sayısı ise 9.804.000 sığır, 121.000’de manda olmak suretiyle toplam 9.925.000 olarak kaydedildi.

KEÇİ DÜŞMANLIĞI 2009’DA SAYIYI EN DÜŞÜK SEVİYEYE ÇEKTİ

ZMO’nun raporunda yer edinen verilere bakılırsa Hayvan varlığı bakımından 2000’li seneler ağlatısal düşüşlere sahne oldu. Buna bakılırsa 1960’ta 1 milyonun üstünde mandaya haiz olan Türkiye’de 2007 yılına gelindiğinde bu sayı 84.705’e düştü.  Keçi sayısındaki en ağlatısal düşüş ise 2009’da yaşandı. 2007 senesinde devrin Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak’ın ormanlara yangından daha çok zarar verdiğini öne sürerek keçilerin kurban edilmesine yönelik çağrısı da bu ağlatısal düşüşü körüklemişti. 1960’ta 24 milyonun üstünde keçiye haiz olan Türkiye’de 2009’da bu sayı 5.128.285’e gerilemişti. Sığır varlığının en düşük rakama indirilmiş olduğu yıl ise 2003 oldu. 1980’de ortalama 16 milyon sığır varlığına haiz olan Türkiye, 2003’te 9.788.102 sığır varlığına sahipti.

1960’DA 1 MİLYONU AŞAN MANDA SAYISI 2020’DE 188 BİN

Ziraat ve Orman Bakanlığı’nın TÜİK verilerine dayanarak belirlediği 2020 yılının ilk yarısına ilişkin sayılara bakıldığında Türkiye’de 42.712.580 koyun, 12.350.811 de keçi olmak suretiyle toplam 55.060.391 küçükbaş hayvan varlığı bulunuyor. Ülke nüfusunun 83 milyonun üstüne çıkmış olduğu 2020’deki büyükbaş hayvan varlığı ise 18.426.219 sığır, 188.771 de manda olmak suretiyle toplam 18.614.990 olarak açıklandı.

TÜRKİYE’NİN TOPLAM HAYVAN VARLIĞI NÜFUSUN ALTINA DÜŞTÜ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önceki gün yapmış olduğu konuşmada Türkiye’nin büyükbaş hayvan varlığı (18,6 milyon) bakımından Avrupa’da ikinci, küçükbaşta ise (55 milyon) Avrupa’da birinci sırada bulunduğunu savundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamış olduğu rakamlar, Ziraat ve Orman Bakanlığı’nın verileriyle örtüşüyor. Buna bakılırsa Türkiye’nin 2020’deki toplam hayvan varlığı 73,6 milyon.

YIL 2020: TÜRKİYE TOPLAM HAYVAN VARLIĞINDA 1980’DEN GERİDE

Sadece Türkiye’nin 27 milyonluk nüfusa haiz olduğu 1960’ta 72,6 milyon, 43,9 milyonluk nüfusa haiz olduğu 1980’de ise 84,5 milyonluk toplam hayvan varlığına haiz olduğu anımsandığında bugün 83 milyonluk bir ülkenin 73 milyon hayvan varlığı ile övünmesinin hayvancılıkta bir başarıya değil, tam tersine büyük bir düşüşe işaret etmiş olduğu ortaya çıkıyor.

60 YIL ÖNCE KİŞİ BAŞINA 2,5 HAYVAN DÜŞÜYORDU BUGÜN 1’İN ALTINDA

Buna bakılırsa 1960’ın hayvan varlığı ülke nüfusu ile karşılaştırıldığında şahıs başına averaj 2,6 hayvan sayısı düşüyor. Bir başka deyişle her vatandaşa averaj 2,5 hayvan düşüyor. 1980’deki durum ise şahıs başına ortalama 2 hayvan (1,9) sayısı düşüyor. 2020 yılındaki nüfus ve hayvan sayısı kıyaslandığında şahıs başına 0,8 hayvan düşüyor. Kısaca her 10 kişiye ortalama 8 hayvan. Bu duruma bakılırsa şahıs başına bir hayvana bile haiz olmayan günümüz Türkiye’sinde yaşayanlar 1960’ta yaşayan büyüklerine bakılırsa ortalama şahıs başına 2 hayvan yitirmiş durumda.

DAĞLARDA KEÇİ, DÜZDE KOYUN

Avrupa’daki iklim ve arazi koşullarına bakıldığında bir çok ülkede büyükbaş hayvancılık öne çıkıyor. Türkiye ise iklim yapısı ve arazi koşulları gereği ağırlıklı olarak küçükbaş hayvancılık için uygun bir ülke. Bu yüzden Anadolu binlerce senedir küçükbaş hayvancılığın mühim merkezlerinden biri oldu. Kaz Dağlarından Toroslara keçi, İç Anadolu havzası ile Doğu Anadolu yaylalarında ise koyun ve sığır yetiştiriciliğine sulak alanların olduğu bölgelerde yoğunlaşan mandacılık üretimi Türkiye’nin hayvancılık tablosunun belirgin özelliklerini oluşturuyordu.

HAYVANCILIK NÜFUSU KIRSALDA TUTAN BİR ÜRETİM MODELİYDİ

Büyük seviyede mahalli ya da zaman içinde yerele adapte olmuş, kuraklığa dayanıklı ırklarla sürdürülen hayvancılık nüfusun mühim bir bölümünün kırsalda varlığını sürdürebilmesini sağlıyordu. Bugün kuraklığın kendini dayattığı bir dönemde yerli ırkların Türkiye için ne anlama geldiği bir kez daha anımsanıyor.

BOSNA’DAN SAKATAT GELMESE PAÇA ÇORBASI İÇEMEYECEĞİZ

Öte taraftan bir çok Avrupa ülkesi nüfusu ve üretim alanları bakımından Türkiye ile kıyaslanmayacak seviyede minik. Mesela tarımsal ekonomide dünya devleri içinde olan Konya’dan birazcık büyük olan Hollanda’nın ortalama 18 milyon, Konya’dan birazcık minik olan Belçika’nın 12 milyona yakın nüfusu var. Türkiye 19 milyonluk Romanya’da koyun, 3,3 milyonluk Bosna Hersek’ten sığır eti ve sakatat ithal ediyor. Türk mutfağının meşhur kelle-paça çorbasının ana malzemesi bile Bosna’dan geliyor.

TÜRKİYE OKYANUS ÖTESİNDEN CANLI HAYVAN İTHAL EDİYOR

Ziraat ve Orman Bakanlığı’nın resmi sitesinde yer edinen bilgilere bakılırsa Türkiye’nin canlı hayvan ithalatına izin verdiği ülkeler içinde ABD, Avustralya, Brezilya, Şili, Uruguay, Kanada,  İrlanda, İsveç, Letonya, Litvanya, Macaristan, Çekya, Slovakya, Bulgaristan ve Yunanistan benzer biçimde ülkeler de var. AB ülkelerinin neredeyse tamamından hayvan ithalatı yapılabilmesine izin veriliyor.

TARIM POPÜLİZME KURBAN EDİLMEMELİ

Türkiye’de şahıs başına düşen hayvan sayısında bile ağlatısal bir düşüş yaşanırken iktidarın Avrupa liderliğinden söz etmesi tarımda senelerdir sürdürülen popülist yaklaşımların gelecek yıl da süreceğini gösteriyor. Oysa iklim krizi, küresel salgınlar ve kuraklık besin güvencesinin vazgeçilmezi olan tarımda yerli üretimi destekleyen kamucu politikaların hayata geçirilmesi gerektiğine işaret ediyor.


Okumaya devam et.
Yorum için tıkla

Cevap bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Adalet Bakanı Gül’den hayvan hakları kanununa ilişkin açıklama



Bakan Gül, Twitter’dan yapmış olduğu paylaşımda, sokak hayvanlarının unutulmaması çağrısında bulunarak, “Doğayı paylaştığımız can dostlarımız, sahipli-sahipsiz ayrımı yapılmaksızın bakıma, korunmaya, gözetilmeye muhtaçtır. Bu anlayışla Meclisimizin en kısa sürede hayvanları koruyacak kanunu çıkaracağına inanıyor, çalışmalarda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” ifadesini kullandı.

Gül, bakanlığın web sayfasında yer edinen İşyurtları Kurumu mensubu ve hükümlülerinin birçok ilde sokak hayvanları için belirlenen bölgelere yiyecek ve su bırakmasına ilişkin bilgilendirmeye de yer verdi.

Bakanlığın Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu, mevsim koşulları ve salgın sebebiyle aç kalma tehlikesiyle karşı karşıya kalan sokak hayvanlarının beslenmesine yönelik emek harcama başlattı.

İşyurtları Kurumuna bağlı hükümlüler ve kurum çalışanının yer almış olduğu emek harcama kapsamında, birçok şehirde çeşitli noktalara hususi kaplarda her gün sokak hayvanları için yiyecek ve su bırakılıyor.

FOÇA’DA BAŞLADI, TÜRKİYE’YE YAYILDI

İşyurtları Kurumu, uygulama ile hayvanların yaşam haklarını koruyarak sahipsiz hayvanların bakımına destek oluyor.

Türkiye genelinde ilk olarak Foça’da süregelen hayvan dostu uygulama Erzurum, Afyon, Niğde, Bolu, Edirne, Kırşehir, Konya başta olmak suretiyle birçok İşyurtları Müdürlüğünce sürdürülüyor.

Sokak hayvanları için personel nezaretinde çeşitli noktalara her gün yiyecek ve su dolu kaplar bırakan hükümlüler, tabiat ananın mühim bir parçası olan hayvanların yaşam haklarını korurken, bu örnek davranışları vatandaşlar tarafınca da takdir topluyor.


Okumaya devam et.

Gündem

Türkiye’deki üç tencerenin ikisi Kahramanmaraş’tan



Türkiye’deki tencere ve tencere ihtiyacının yüzde 70’inin Kahramanmaraş’tan yapıldığını ve hem de dünyadaki birçok ülkeye ihracat meydana getiren bir şehir bulunduğunu biliyor muydunuz?


Türkiye’deki üç tencerenin ikisi Kahramanmaraş’tan

Türkiye’nin İstanbul’dan sonrasında en mühim metal mutfak eşya üretim merkezlerinden Kahramanmaraş, hem iç piyasada hem ihracatta tencere ve tencere ihtiyacının büyük bölümünü karşılıyor.

KENT’İN İHRACATTA ÖNEMLİ BİR AĞIRLIĞI VAR

Salgın döneminde dünyadaki birçok ülke, metal mutfak eşyasını tedarik etmek için Türkiye´ye yöneldi. Kahramanmaraş, metal mutfak eşyasında Orta Doğu mutfağının yüzde 70’ine Avrupa’nın ise yüzde 25’ine hitap ediyor.

METAL MUTFAK EŞYASININ ANA ÜSSÜ KAHRAMANMARAŞ’TAN 172 MİLYON DOLARLIK İHRACAT

Metal mutfak eşyasının üretim merkezi Kahramanmaraş, pandemiye karşın 132 ülkeye ürün sattı. Türkiye’nin metal mutfak eşyası üretiminin yüzde 75’ini tek başına Kahramanmaraş belirliyor. 132 ülkeye 172 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiren kentte, irili ufaklı 100 sektör bulunuyor.

Türkiye’deki üç tencerenin ikisi Kahramanmaraş’tan VİDEO

Türkiye’deki üç tencerenin ikisi Kahramanmaraş’tan #1

SEKTÖRDE 25 BİN KİŞİNİN İSTİHDAM EDİLİYOR

25 bin kişinin istihdam edilmiş olduğu metal mutfak eşyası üretiminde, minimum 3 kuşaktır sektörü ayakta tutan sanayiciler içeriyor. Kentteki üreticiler gelişmiş teknolojik makinelerle üretimi geçen yıla oranla yüzde 16 artırdı.

Türkiye’deki üç tencerenin ikisi Kahramanmaraş’tan #2

“3. NESİL OLARAK METAL MUTFAK EŞYA ÜRETİMİNDE HİZMET VERİYORUZ”

Kahramanmaraş’ta 70 senedir deden kalma meslekleri olan metal mutfak eşyaları üretiminde çalışmalarını yürüttüklerini ifade eden Sıddık Öncülokur, “Biz, 3’üncü nesil olarak metal mutfak eşya üretiminde hizmet veriyoruz. Türkiye’de metal mutfak eşya üretiminde Kahramanmaraş sayılı kentlerinden biri. Alüminyum, teflon, çelik ve granit şeklinde mutfak eşyalarında bizim aylık üretimimiz 800 bin civarında. 200 civarında personelimiz var teknolojik makinelerle üretim yapıyoruz. Ürünlerimizi dünyanın 5 kıtasında yüzde 80 ihracatımız 60 ülkeye yapılıyor.

Türkiye’deki üç tencerenin ikisi Kahramanmaraş’tan #3

METAL MUTFAK EŞYA ÜRETİMİNDE TÜRKİYE’NİN YÜZDE 70 CİVARINDA ÜRETİMİ KAHRAMANMARAŞ’TAN

Kent içinde de 50 senelik babadan dededen kalma müşterilerimizde olduğu şeklinde, ulusal ve zincir marketlerle ortak projelerle üretimler yapmış olup satışlarımız mevcuttur. Kahramanmaraş metal mutfak eşya üretiminde Türkiye’nin yüzde 70 civarında üretimini yapıyor.” dedi.

Türkiye’deki üç tencerenin ikisi Kahramanmaraş’tan #4


Okumaya devam et.

Gündem

Ankara’da 3 yavru köpek ölü bulundu! Donarak öldüler iddiası…



Şehit İsmail Başaran Caddesi’nde yol kenarında 3 yavru köpeğin telef bulunduğunu gören vatandaşlar, belediyeye haber verdi. Gelen Altındağ Belediyesi ile Doğu Koruma Ulusal Parklar Genel Müdürlüğü 9’uncu Bölge Müdürlüğü ekipleri araştırma yapmış oldu. Öldüğü belirlenen köpekler, detaylı araştırma için Baytar Denetim Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’ne götürüldü.

Köpeklerin bulunmuş olduğu yerde oturan Muhammet Güllük, köpeklerin donarak öldüğünü iddia ederek, “Hava çok soğuk olduğu için olmuş. Biz görünce yanlarında ateş yaktık. ‘Belki onları tekrar yaşatırız’ dedik; ama yaşamadı. En son dün akşam gördük. Kar çok yağıyor, hava da çok soğuk olduğu için olmuş. Öldükleri yerde yaşıyorlar. 7 tane vardı, 3’ü ölmüş” dedi.

 


Okumaya devam et.

Facebook

Popüler

Python örnek projeler deneme bonusu veren siteler