Connect with us

Gündem

O cani hâlâ tehdit ediyor


Ukrayna uyruklu Hanna Butym (28), 2.5 senedir evli olduğu ve boşanma davası açarak hakkında uzaklaştırma sonucu aldırmış olduğu Mesut Öztürkmen (45) tarafınca 15 Ocak günü İstanbul Florya’da bulunan Aqua Florya AVM’de falçatalı saldırıya uğradı. Vaka yerine gelen polis ekipleri elinde falçata olan Öztürkmen’i gözaltına aldı. Yüzünden yaralanan hanım ise hastaneye kaldırıldı. Butym, yüzünün fotoğraflarını çekerek toplumsal medya hesabında paylaştı ve altına “Boşanmak istediğim, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan adam tarafından falçata ile saldırıya uğradım. Yüzüm felçli kalacak. Ve beni hâlâ öldürmekle tehdit ediyor. Allahım lütfen beni koru” yazdı. Gözaltındaki Öztürkmen, ‘öldürmeye teşebbüs’ suçundan tutuklandı.

AVM’DE PUSU KURMUŞ

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianamede vahşete giden süreç şu şekilde anlatıldı: Butym, Öztürkmen ve onun önceki evliliğinden olan 3 çocuğuyla beraber yaşıyordu. Butym bu durumdan rahatsızdı ve bu sebeple taraflar içinde bazen tartışmalar yaşanıyordu. Bu geçimsizlik üstüne Hanna Butym vaka tarihinden 5 ay ilkin evi terk ederek yakınlarının yanına gitti.

Öztürkmen bu süreçte eşinden haber alamadı. Butym artık beraber yaşayamayacağı düşüncesiyle eşine boşanma davası açtı. Sonrasında ise kendisine zarar vereceğini tahmin ederek eşi hakkında 3 ay süreyle uzaklaştırma sonucu aldırdı. Boşanma davası ve uzaklaştırma kararını öğrenen Öztürkmen öfkelenerek eşine ulaşmak için araştırmalar hayata geçirmeye başladı. Telefon ve toplumsal medya benzer biçimde yazışma kanallarından eşine ulaşamayan Öztürkmen çocuğunun toplumsal medya hesabından eşinin kız kardeşini takibe aldı. Eşinin kız kardeşinin toplumsal medya hesabında İstanbul’daki Aqua Florya avmsinde çekilmiş fotoğraflarını görünce vaka tarihinden bigün ilkin AVM’ye gidip beklemeye başladı. İlk gün eşini göremeyen Öztürkmen ikinci gün olan 15 Ocak’ta da AVM’ye giderek beklemeye başladı. Öztürkmen eşi Hanna’yı kız kardeşi ve iki arkadaşıyla görmüş oldu. Öztürkmen, falçatayı çıkarıp eşinin göremeyeceği şekilde arkadan saldırarak kulağı ile burun arasındaki kısmı kesti.

class=”cf”>

class=”cf”>

20 YIL HAPSİ İSTENİYOR

İddianamede amacının Hanna Butym’i öldürmek olduğu anlaşılan şüphelinin ikinci darbesiyle Butym’in kulağı ile ağzı içinde kalan alanı kestiği, çevredekilerin şüpheliyi engellemeye çalmış olduğu sırada Öztürkmen’in falçatayı rastgele sallayarak eylemini tamamlamaya çalmış olduğu anlatıldı. Ek olarak şüphelinin uzun soluklu takip, müştekiye ısrarlı yetişme isteği, suçtan günler ilkin temin etmiş olduğu kabahat aleti ve vaka sırasındaki davranışları göz önüne alınarak eylemin tasarlayarak gerçekleştirildiği de ifade edildi. Öztürkmen’in ‘eşi tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istendi.


Okumaya devam et.
Yorum için tıkla

Cevap bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Trollerin kuyruğuna basıldı, cesaretiniz yoksa susun!


Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan toplumsal medya hesabı Twitter üstünden yapmış olduğu paylaşımla  kendisinin Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi olmadığını bir kez daha altını çizdi. 

Prof. Ceyhan paylaşımında şu ifadeleri kullandı: 

“Trollerin kuyruğuna basıldı. Boşuna uğraşıyorsunuz. Ben ne devlette görevliyim, ne de Koronavirüs Bilim Kurulu üyesiyim. Bir üniversite öğretim üyesiyim. Okulların veya iş yerlerinin açılıp kapanmasına itirazınız varsa, buna karar veren insanların sayfasına yazın. Oralara yazmaya cesaretiniz yoksa, susun. Çünkü buraya yazdığınız olumsuz mesajlar ben görmeden sekreterim tarafından siliniyor.” 


Okumaya devam et.

Gündem

Mardin’de çiftçiler, keçi gübresiyle karalahana yetiştirdi



Çiftçiler, keçi gübresinin verimlilikteki rolüne vurgu yapmış oldu.


Mardin’in Kızıltepe ilçesinde çiftçiler, alternatif ürünlere yönelmeye devam ediyor.

Gürmeşe köyünde çiftçiler, dağın eteğinde ilk kere keçi gübresiyle karalahana yetiştirdi.

“TAMAMEN KEÇİ GÜBRESİYLE YETİŞTİRİYORUZ”

Tarlada karalahana toplayan Hamza Dinler, “Tarım ve hayvancılıkla uğraşıyoruz. Bugün sezonumuzu kaldırıyoruz. Tamamen keçi gübresiyle yetiştiriyoruz. Şimdi karalahanalarımızı topladıktan sonra toptancıya vereceğiz. Tamamen keçi gübresidir ve doğal koşullarda yetiştiriliyor. Çok verimlidir.” dedi.

Mardin’de çiftçiler, keçi gübresiyle karalahana yetiştirdi VİDEO

“BU SENE İLK DEFA…”

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi nebat koruma bölümünde okuyan Abdülmelik Dinler, “Burası bizim tarlamız. Bu yıl ilk defa karalahana ekimi yaptık keçi gübresi sayesinde. Keçi gübresi olmasaydı bu kadar güzel verim alamazdık. Üstelik düğer normal gübrelerden faydası da daha çok iyi. Keçi gübresinin en önemli etkenlerinden bir tanesi çok verimli olması. Anlatmamıza gerek yok, aslında otlara bakıp ne kadar verimli olduğunu bilmek gerekir.” diye konuştu.

Çiftçilerden Şerif Dinler ise “Bu sene ilk defa karalahana ektik. Gördüğünüz gibi keçi gübresi ve doğal.” şeklinde konuştu.


Okumaya devam et.

Gündem

TBMM Başkanı Şentop’tan ’28 Şubat’ mesajı


class=”cf”>

TBMM Başkanı Şentop, Twitter hesabından yapmış olduğu açıklamada, 24’üncü yıldönümünde, 28 Şubat darbesinin faillerini, taşeronlarını, işbirlikçilerini lanetle andığını, mağdurlarını, mazlumlarını selamladığını bildirdi. 28 Şubat darbesinin milleti ve iradesini hedef alması bakımından darbecilik geleneğinin karanlık örneklerinden birisi bulunduğunu belirten Şentop, şunları kaydetti:

“Milletimizin basireti ve sağduyusu bütün çatışma ve kaos beklentilerini boşa çıkarmış, ’28 Şubat bin yıl devam edecek’ sözünde ruhunu bulan millî irade karşıtlığı, 2002 seçimleriyle ağır bir yenilgiye uğramıştır. Türlü türlü kisvelere ve suni gerekçelere dayandırarak, sandıktan çıkmadan iktidar olmayı, millî iradeye ait gücü gaspetmeyi hedefleyenler, Türkiye’nin refahına, kalkınmasına ve milletin değerlerine karşı işledikleri suçlar dolayısıyla tarihe birer kara leke olarak geçeceklerdir. 28 Şubat darbesinin yıl dönümü vesilesiyle bir kez daha memnuniyetle belirtmek isterim ki, milletimizi terbiye edilecek bir sürü, demokrasiyi de lüzumsuz bir ayak bağı olarak görenler, milletimizin direnci ve şuuru sayesinde tasfiye olmuşlardır. Türkiye’nin ve demokrasimizin teminatı, 28 Şubat ve 15 Temmuz darbeleri başta olmak üzere bütün müdahalelere karşı iradesine sahip çıkan, ülkesinin geleceğini demokraside gören asil milletimizin bizatihi kendisidir.”


Okumaya devam et.

Facebook

Popüler

Exit mobile version
Python örnek projeler deneme bonusu veren siteler