Connect with us

Gündem

Mermer ocağını kapatmak yerine, köyü boşaltacaklar!


Mermer ocakları tarafınca kuşatılan Yeşilyurt köyünde bir süre ilkin heyelan riski ortaya çıkmıştı. Mermer ocaklarından dökülen atıkların (pasa) yığıldığı bölgenin zemininde yarılmalar ortaya çıkmış, evlerin duvarları ise çatlamıştı. Heyelan tehlikesi ile karşı karşıya kalan Mandallar Mahallesi sakinleri ise probleminin çözülmesi için Sütçüler Kaymakamlığı’na yazılı müracaat yapılmıştı.

EVLERİNDE VE ARAZİLERİNDE ÇATLAKLAR OLUŞTU, YARDIM İSTEDİLER

Mandallar Mahallesi’nin kuzeydoğusunda yer edinen ve kiralama kanalıyla Karmersan adlı hususi bir şirket tarafınca işletilen mermer ocağının yarattığı tahribata ilişkin köylülerin yapmış olduğu başvuruda şu ifadelere yer verilmişti: “Mermer ocağı sahasından dökülen molozların yapmış olduğu basınçtan dolayı mahallemizde bulunan evlerimiz çatlamış olup, arazilerimiz de kullanılamaz duruma gelmiştir. Mahallemizin meydanında bulunan 50-60 yıllık çeşmemiz bu nedenden dolayı kurumuştur. Ayrıca son dönemde dağda meydana gelen yarılmalardan dolayı taşlar tarım arazilerimize ve seralarımıza gelerek bizleri maddi ve manevi olarak mağdur etmektedir.”

SORUNA ÇÖZÜM BEKLERKEN MAHALLENİN TAŞINACAĞINI ÖĞRENDİLER

Yaşamlarını kâbusa çeviren probleminin çözülmesi için yetkililerin adım atmasını bekleyen mahalle sakinleri, aldıkları tebligat ile adeta şoke oldular. Mahallenin afet bölgesi duyuru edilerek taşınmasının gündeme geldiğini öğrenen köylülerden evlerinin boşaltılması istendi.

AFAD İL MÜDÜRLÜĞÜ KÖYDE ÇALIŞMA YÜRÜTÜYOR

Mevzuyla ilgili bilgisine başvurduğumuz yetkililer, Mandallar Mahallesi’ndeki incelemenin devam ettiğini ve gerçek sahibi olan vatandaşlar için yeni evlerin yapılacağını kaydetti. Isparta AFAD İl Müdürlüğü yetkilileri ise bugün Yeşilyurt köyünde bir ekibin emek verme yürüttüğünü belirterek detay vermekten kaçındı.

KURUMLAR SORUMLULUĞU BİRBİRİNE ATIYOR

AFAD İl yönetimi mevzu hakkında çalışmaların Sütçüler Kaymakamlığı tarafınca koordine edildiğini belirtirken Sütçüler Kaymakamlığı yetkilileri ise detaylı bilgilerin AFAD’dan edinilebileceğini kaydediyor. Taşınması kabul edilen Yeşilyurt köyü Mandallar Mahallesinde yaşayan köylüler ise günlerdir devam eden tedirgin bekleyişlerinin arkasından evlerinin boşaltılmak istenmesi karşısında tepkili.

‘KIŞ GÜNÜNDE 25 METRELİK KONTEYNERE NASIL SIĞACAĞIZ?’

Bir mahalle sakini yaşananları şöyleki özetledi: “Bize, ‘burada heyelan riski var, afet bölgesi ilan edilecek’ dediler. ‘Evlerinizi boşaltın, geçici bir süre KYK yurtlarına yerleştirileceksiniz, ya da da konteynerler getirilecek. Evleriniz yapılınca da 20 yıl içinde borcunu ödeyeceksiniz’ dediler. Bu soğuk kış gününde biz 25 metrekarelik konteynere nasıl sığacağız? Beş-altı kişilik aileler var, çocuklar var. Hadi biz sığdık, hayvanlarımızı nereye götüreceğiz? KYK yurtlarına, konteynerlere keçilerimizi, koyunlarımızı, ineklerimizi nasıl sığdıracağız? Eğer bu alanın afet bölgesi olduğu önceden biliniyorsa bu durumda bize önceden bilgi verilmesi ve buna göre hazırlıklar yapılmalıydı. Bizi şimdi apar topar evlerimizden, yurtlarımızdan atmak istiyorlar. Bu mevsimde nereye gideceğiz?”

‘PASA DÖKÜM ALANI KAYMALARI TETİKLEDİ’ İDDİASI

Bölgede emek verme icra eden uzmanların heyelan mevzusunda bir rapor hazırladıklarına işaret eden mahalle sakinleri şu iddiaları dile getirdi: “Üniversitenin hazırladığı heyelanla ilgili raporda, bu arazide yaklaşık 500 yıl önce de birkaç milimlik kaymaların olduğu ortaya çıktığı belirtiliyor. Ancak 2018’de bu kaymanın 1-2 santim; 2020’de 15, 2021’de de 21 santime kadar çıktığını söylendi. Mermer ocakları tarafından dökülen paşanın yarattığı ağırlıktan kaynaklanan basıncın, zemindeki kaymaları tetiklediği belirtildi.”

YAKLAŞIK 3 BİN DEKARLIK RUHSAT SAHASINDA PASA DÖKÜM SORUNU

Yeşilyurt köyünde emek verme yürüten mermer ocaklarında verimin düşük olmasından dolayı pasa oranının fazla olduğu kaydediliyor. Bu durum da atık malzemelerin depolanmasının büyük bir mesele haline gelmesine yol açtığına işaret ediliyor. Taşınması kabul edilen mahallenin olduğu bölgede yer edinen mermer ocağının ruhsat sahası 299 hektar (ortalama 3 bin dekar) alanı kaplıyor. Denizli merkezli Özçınar Elektrik Malzemeleri Madencilik San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafınca işletme ruhsatı alınan mermer ocağı, iki ayrı firmaya rödovans kanalıyla kiralanmıştı.

MERMER FİRMASI 2014 YILINDA YENİ PASA DÖKÜM ALANI TALEP ETTİ

Mermer ocağından yoğun pasa çıkmasının üretim alanlarında engel olmaya başlaması, ruhsat sahibi firmanın yeni pasa döküm alanı talep etmesine niçin olmuştu. 2014 senesinde Isparta Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün de onayladığı kapasite artışı ve ek pasa döküm alanı talebiyle ilgili hazırlanan proje tanıtım dosyasında şu ifadelere yer verilmesi dikkat çekiyor:

‘VERİM YÜZDE 5, FAZLA PASA ÇIKMASI ÜRETİM ALANINI ENGELLİYOR’

“Yatırımcı; söz konusu ruhsat alanında iki farklı rödovansçı firma ile çalışıyor olmasından ötürü; mevcut hak edilmiş kapasitesini diğer firmalarla paylaşmaktadır ve sahada yapılan üretimde %5 verim alınmasından ötürü de fazla miktarda üretim artığı (pasa) oluşmaktadır. Yatırımcı ve rödovansçıları tarafından gerçekleştirilmekte olan ‘Mermer Ocakçılığı Açık İşletmeciliği’ faaliyetinden oluşan pasa miktarının fazlalığı, üretim alanlarını engellemeye başlamıştır. Söz konusu ÇED Başvuru Dosyasının hazırlanmasına sebep projenin konusu; faaliyet sahasında yapılması planlanan alansal kapasite artışı; İşletme ruhsatı sınırları ile aynı sınırlara sahip 248,50 hektarlık mevcut ÇED alanına, ruhsat sahası dışında 50,82 hektarlık pasa dökülmesi amacıyla yeni ÇED alanı ilave edilmesi ve Nihai ÇED alanının 299,32 hektara çıkartılmasıdır… Söz konusu kapasite artışının yapılması sonucunda nihai ÇED alanı 299,32 hektar, üretim kapasitesi de 150.000 m3 blok mermer olacaktır.”

MAHALLENİN BOŞALTILMA NEDENİ YENİ PASA DÖKÜM ALANI AÇMAK MI?

Yeşilyurt köyündeki en büyük ruhsat sahasına haiz olan mermer ocağı için hazırlanan ÇED raporunda da açıkça yer verilen pasa döküm alanlarının kısıtlı olması, mahalli halkın ziraat arazileri ve evlerinin de tehdit altında kalmasına niçin oldu. Mahallenin heyelan alanı duyuru edilerek boşaltılmasında, yeni pasa döküm alanları yaratmak girişiminin olup olmadığı sorusuna şimdilik net bir cevap verilmiyor. Sadece heyelan riski yaratmasına karşın mermer ocaklarının pasa döküm alanındaki atık dağlarının üzerine her gün kamyonlarca moloz dökmeye devam etmesi, Yeşilyurt’ta insan yaşamının ve tabiatın yırtıcı madenciliğe tercih edildiğini göstermeye yetiyor.

 


Okumaya devam et.
Yorum için tıkla

Cevap bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Amerikalılar altındaki düşüşün nedenlerini açıkladı



Dünyanın mühim finans kurumlarından Bank of America, altın fiyatlarındaki düşüşe ilişkin rapor yayınladı.

2020 senesinde zamanı zirvelerini gören altın tutarları, 2021 senesinde sert düşüş kaydetti.

Dünyanın en büyük 8’nci, ABD’nin ise JP Morgan’dan sonrasında en büyük bankası olan Bank of America (BofA), 400 TL’nin altında işlem gören altın tutarları ile ilgili rapor hazırladı.

Raporda, fiyatlardaki düşüşün 3 sebebi yer aldı.

FİZİKSEL TALEP AZALDI

Dünyadaki merkez bankalarının altın alımları piyasasının temelini oluşturduğunu belirten BofA, altına talebin “zayıfladığına” dair işaretler bulunduğunu söylemiş oldu.

Dünya Altın Konseyi de geçtiğimiz ay yayınladığı raporunda 2020 senesinde bundan önceki yıla nazaran merkez bankalarının yüzde 60 daha azca altın aldıklarını belirtmişti.

MÜCEVHER SATIŞLARI DÜŞÜŞE GEÇTİ

Raporda pandemi sebebiyle kişilerin tutum tedbirlerini artırdığı belirtilirken Hindistan ve Çin’deki büyük mücevher şirketleri art arda yaptıkları açıklamalarda “Mücevher satışları hayal kırıklığı yaratıyor” mesajı verdi.

Amerikalılar altındaki düşüşün nedenlerini açıkladı #1

YATIRIMCILAR YÖN DEĞİŞTİRDİ

BofA, düşüşün son nedenini ise yatırımcının artık altına yönelmemesi olarak belirtti. Fizyolojik piyasalarda altın satışının büyük bir azalma yaşadığını belirten BofA, geleneksel piyasalarda rüzgarın tersine esmeye başladığını söylemiş oldu.

Öte taraftan, ABD’de merkez bankasının pozitif yorumlarının peşinden ABD doları ve gömü getirilerindelki artış ve ülkede açıklanan pozitif üretim verileri de altın fiyatlarında düşüşe yol açan öteki etmenlerden.

Joe Biden’ın hayata geçirmeyi düşündüğü 1,9 milyar dolarlık teşvik paketi de kişilerin altına olan yöneliminin azalmasına sebep oldu.

Amerikalılar altındaki düşüşün nedenlerini açıkladı #2

YENİDEN ARTIŞ BEKLENİYOR

Altının düşüş sebeplerini sıralayan BofA, bu sebeplere karşın ons altının yılı 2 bin doların üstünde tamamlayacağını tahmin ettiğini belirtti. Spot piyasada 2020 senesinde yüzde 22 artışla ilk kez 2 bin doların üzerini gören ons altın 2021’in ilk kısmına düşüş trendiyle girerek yüzde 6 düşüşle bin 800 dolar seviyelerine gerilemişti.

Geçtiğimiz gün dünya piyasalarında bin 790 dolardan işlem gören ons altın ile ilgili BofA, altının 2020 yılına da sıkıntılı bir süreçle başladığını, bu durumun toparlanacağını ve 2021 senesinde altının averaj 2 bin 63 dolar seviyelerinde işlem göreceğini söylemiş oldu.

Amerikalılar altındaki düşüşün nedenlerini açıkladı #3


Okumaya devam et.

Gündem

Çatlak dostluklar…


RESİMLEYEN: TONY ROSS

CESUR, MİNİK ELSIE!

Kurtlu Malikâne İstenmeyen Çocuklar Evi’nin sakinlerinden biriyseniz, yaşam sizin için pek de kolay sayılmaz. Alışkanlıklarınızın içinde sekiz kişilik odada yirmi şahıs uyumak, üç öğün hamamböceği yiyecek ve larva banyosu yapmak yoksa doğal… Ben de öyleki tahmin etmiştim!

Bu yetimhanedeki evlatların da sizin benzer biçimde alışkanlıkları olmasa da, malikânenin yaşlı ve huysuz sahibesi Hanımefendi Curdle, onları bu yaşama zorunlu etmektedir. Bu üst düzey hijyen ve şefkat koşullarına dayanamayan çocuklardansa bir tek biri gerçek kahramanlık gösterip kaçmayı başarabilecektir.

Yalnız burada filmlerde görmeye alışkın olduğunuz kahramanlardan oldukca değişik olarak kokarca benzer biçimde kokan, paspasımsı saçlı, kumaştan oldukca deliği olan kazağıyla küçük kız Elsie var! Bazı kostüm eksiklikleri olsa da, hakkı yenmeyecek kadar yürekli olan kahramanımız, uzun ve kalınca maymun ayaklarıyla yetimhanenin çatısından kendini dünyaya açmayı başarır günün birinde.

VICTORIA ÇAĞI’NDA YETİMLİK

Özgürlük kolay değildir devamlı. Bilhassa Victoria Çağı da denilen 1899’un Londra sokaklarındaki yetim bir çocuk için asla mi asla kolay değildir. Her ne kadar teneke bir küvete gazeteden çarşaflarla yapmış olduğu yatak en güvenli yeri olsa da, sokak kızı olmanın hürlüğü, bir sarayda yaşamaktan bile güzel gelir Elsie’ye.

Günlerden bigün heyecanlı ve keyifli olabilmenin yanında acımasız ve soğuk da olan Londra sokaklarında geçirdiği yalnızlığının bir benzerini, başkasının gözlerinde de görür Elsie.

Gazete haberinde dev gibi “Buz Canavarı” manşeti altındaki fotoğrafta ona bakan gözler, devasa bir buz kalıbının içinde sıkıştırılmış, yolunu yitirmiş ve yalnız bir mamut hakkında oldukca şey söyler ona aniden. Aynı kendisi benzer biçimde bir yetim… Üstelik tıpkı onun yetimhaneye hapsolması benzer biçimde, bu hayvancık da Tabiat Tarih Müzesi’ne hapsedilecek!

Müzedeki değişik dünyayı keşfetmek için binadan içeri girmek isteyen Elsie, sadece paspas kılığında kabul görmesiyle, müzenin temizlik görevlisi Dotty ile tanışır. Bugüne dek karşılaşmış olduğu acımasız ve anlaşılmaz yetişkinlerin aksine, olabildiğine dost canlısı olan Dotty ile kısa sürede dost olurlar.

Onunla sandviçini paylaşıp bol miktarda kahkaha atmak haricinde, Elsie’nin kurtarıcısı da olmuştur Dotty. Sonuçta o olmasa Buz Canavarı’nın müzeye giriş yapacağı zamanı günde, Kraliçe Victoria’nın muhafızlarına yakalanmaktan kim alıkoyacaktı onu?

ELSIE VE ÇATLAK PROFESÖR

İşte sonunda Elsie, Buz Canavarı’yla yalnız kalabilme şansını elde etmiştir. Bir canavardan oldukca dev gibi bir pelüş oyuncağı çağrıştıran bu sempatik mahluk, {hiç de} ölü benzer biçimde görünmüyordur ona. Dahası, tam Elsie ile göz göze vardığında bakış açısından bir hava baloncuğu süzülür. İşte o an küçük kahramanımız, bu hayvancağızın aslına bakarsak hayatta bulunduğunu anlamıştır.

Müzede yarattıkları küçük ve büyük çaplı tıkırtılardan yakalanma tehlikesine düşen ikili, saklanmak için depoya girdiklerinde asla beklenmedik bir şey başlarına gelir. Seneler ilkin yapmış olduğu “deli saçması bir deney” yüzünden şişenin içine hapsolan bir bilim insanı, kazara -biraz da Elsie’nin yaramazlığıyla- şişenin içinden adeta yıldırım benzer biçimde çıkarak insana dönüşür.

Kaplumbağayı çağrıştıran bu çatlak profesörle idame her ne kadar zor olsa da, hayata döndürülmeyi hak eden hayvan dostunu kurtarmak için tek çaresi odur minik kızın. Fazlaca zaman kaybetmeden işe koyulan ekibin dâhiyane planıysa, uçan balonla yıldırımın tam kalbinden güç alıp elektrik akımını bakır tel ile müzeye, sonrasında da yaratığın kalbine ulaştırmaktır.

Bu tarihöncesi yaratığı canlandırana kadar tarihe geçecek maceralarda başrolde oynayan ekibimizin serüveni, bu amaca ulaşmakla da sona ermez. Hatta hikâye daha yeni başlıyor da denebilir.

Sonuçta dünya Leydi Buckshot benzer biçimde “hayvan soyunu tüketme sektörünün” öncüsü avcılar ve daha bir sürü başka fena kalplerle doludur. Tüm bunlara karşı Elsie benzer biçimde, dostları için ne pahasına olursa olsun savaşmaya hazır olan bir kahraman varken, yeni maceraların ardı arkası kesilmiyor.

David Williams’ın Buz Canavarı, bildiğiniz yetim hikâyelerinden oldukca değişik. Minimum onlar kadar ders verici ve Tony Ross’un çizimleriyle bizi zamanda sevginin derinliklerine götürmüş olan bu hikâye, hayvan ve insan dostluğunun çatlak fakat dâhiyane bir anlatımı.

Buz Canavarı / David Walliams / Çev.: İpek Şoran / Resimleyen: Tony Ross / Can Çocuk Yayınları / 488 s. / 2020.


Okumaya devam et.

Gündem

Son dakika haberi: TSK Personel Kanun teklifi Meclis’te yasalaştı



Kabul edilen kanuna nazaran, Sıhhat Bilimleri Üniversitesinde uzmanlık eğitimi gören konuk askeri personele, aynı yerde eğitim görenlerde olduğu şeklinde ödeme yapılacak.

Bakaya ve yoklama kaçağı suçlarında özür olarak kabul edilen durumlar, kanunda belirtilen mazeretlerle sınırı olan tutulacak.

Tecrübelerinden daha uzun soluklu ve etkin bir halde yararlanılması amacıyla uzman erbaşların emeklilik yaş haddi 55 yaş olacak.

Seferin gereği olarak lüzum görülmesi ve sıhhat durumlarının elverişli olması halinde uzman erbaşlar, 60 yaşına kadar en gençlerinden başlanarak orduya alınabilecek.

Kanun, uzun seneler TSK’de zor koşullarda vazife yapmasına karşın yalnızca emeklilik hakkını elde edinceye kadar kısa süreliğine devlet memuru olarak vazife meydana getiren uzman erbaşların da emsallerinin almış olduğu emekli aylığı ödenmesini amaçlıyor.

Kiraya verilen yada üçüncü şahıslara işlettirilen kısımları hariç olmak suretiyle askeri kantinlerin elektrik, su ve yakacak giderleri, genel bütçeden karşılanacak.

class=”cf”>

Dış kaynaktan direkt Hususi Kuvvetler Komutanlığı emrinde vazife yapmak suretiyle temin edilen subaylardan, verilen eğitimi tamamlamadan ilkin temin aşamasında aranan sıhhat ve benzeri şartları taşımadıkları sonradan anlaşılanlar ile bu şartları kaybedenlerin ilişikleri kesilecek.

Subaylara yönelik düzenlemelerle uyumlu şekilde, dış kaynaktan temin edilen astsubaylardan da tecrübe etme süresinin bitiminden ilkin temin şartlarını taşımadığı anlaşılanların yada bu şartları kaybedenlerin; dış kaynaktan direkt Hususi Kuvvetler Komutanlığı emrinde vazife yapmak suretiyle temin edilen astsubayların da verilen eğitimi tamamlamadan ilkin temin aşamasında aranan sıhhat ve benzeri şartları taşımadıklarının sonradan anlaşılması halinde ilişikleri kesilecek.

Hukuk sınıfı subaylar, arabuluculuk komisyonlarında vazife yapabilecek. Dış kaynaktan alınan hukuk sınıfı subay adayları, öteki sınıflardaki subay adayları şeklinde temel askerlik eğitiminin peşinden subaylığa naspedilebilecek. 

Kanunla, nezdinde bulundukları kıta komutanı yada kurum amirlerinin, hukuk sınıfı subayların disiplin amiri olması amaçlanıyor.

Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının İçişleri Bakanlığına bağlanması sebebiyle teşkilat değişikliğine uyumun sağlanması için Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nda değişimler yapılıyor.

class=”cf”>

Aynı kanunda, sıhhat hizmetleri tazminatı ödenmesinin personele ek yarar sağlaması yerine hak yitirilmesine sebep olması sebebiyle değişikliğe gidiliyor. Buna nazaran, sıhhat astsubayları hariç sıhhat hizmetleri tazminatından yararlanan personele ek ödeme yapılmayacak.

TBMM Genel Kurulunda kabul edilen TSK Personel Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişim Meydana getiren Kanun’a nazaran, Sıhhat Bakanlığınca talep edilmesi halinde, Muhteşem Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması ve Ulusal Müdafa Üniversitesi Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişim Meydana getiren KHK’nin Değiştirilerek Kabul Edilmesi Hakkında Kanun kapsamında, Sıhhat Bakanlığına ve Sıhhat Bilimleri Üniversitesine devredilen kurumlar ile şehit aileleri, gaziler, TSK çalışanı ve aileleri ile sınır ötesi ve teröristle savaşım harekatına ilk olarak sıhhat hizmeti desteği elde eden Sıhhat Bakanlığı teşkillerinde, TSK’de yedek subay olarak görevli sıhhat sınıfı personel görevlendirilebilecek.

2024-2025 eğitim öğretim yılı sonuna kadar Ulusal Müdafa Bakanlığı bünyesinde yer edinen yükseköğretim kurumlarında derslik okulu, derslik okulu ve eğitim merkezi komutanlıkları, hususi uzmanlık okulları, KBRN okulu, haber alma ve dil okulu, harita yüksek teknik okulu, mükemmeliyet merkezi komutanlıkları, birlik içi eğitim merkezleri ile meslek içi eğitim ve kurslarda ve benzerlerinde ders vermek suretiyle görevlendirilen emekli subay ve astsubaylar ile devlet memurları, kamu kurum ve kuruluşlarından emekli olup emek harcama alanında tanınırlığı ve yetkinliği olanlar ile emekli öğretim elemanları ve Ulusal Müdafa Bakanlığına bağlı yüksek öğretim kurumlarına görevlendirilen öğretim elemanları hariç öteki yükseköğretim kurumlarından görevlendirilen öğretim elemanlarına, Yükseköğretim Personel Kanunu’nda belirlenen tutarın üç katını geçmemek suretiyle ek ders tutarı ödenecek.

Bu kapsamda ders vermek suretiyle görevlendirilecek personel sayısı 1000’i, ödenecek ek ders tutarı haftada 20 saati geçemeyecek.

class=”cf”>

Kanunla, Deniz Kuvvetleri Komutanlığında 1993-2007 yılları aralığında astsubaylıktan subaylığa geçen ve deniz piyade/deniz istihkam olarak sınıflandırılan personelin teğmenliğe nasıpları, mezun oldukları yıldan önceki senenin 30 Ağustos geçmişine götürülürken, güverte/makine/ikmal olarak sınıflandırılan personelin teğmenliğe nasıplarının geriye değil ileriye götürülmesi sonucu söz mevzu personelin deniz piyade ve deniz istihkamı olarak sınıflandırılan emsallerine kıyasla bir yıl kıdemsiz olmalarına ilişkin mağduriyetin önüne geçilecek.

Buna nazaran, 1993 yılı dahil olmak suretiyle 1993-2007 yılları aralığında, astsubaylıktan muvazzaf subaylığa geçenlerin nasıpları, astsubaylıktan muvazzaf subaylığa nasbedilme sınavlarını kazandıkları takvim yılının 30 Ağustos geçmişine götürülecek. Sadece, nasıpları lehlerine düzeltilenlere bu işlemlerden dolayı geriye doğru maaş, maaş farkı ve benzeri herhangi bir ödeme yapılmayacak. Bu maddenin yürürlüğe girmiş olduğu tarihten ilkin emekli, adi malullük yada vazife malullüğü aylığı ile dul ve yetim aylığı alanlar için de bu hükümler uygulanacak.

TÜRKİYE EMEKLİ UZMAN ERBAŞLAR DERNEĞİ KURULACAK

“Türkiye Emekli Subaylar, Emekli Astsubaylar, Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri ile Muharip Gaziler Dernekleri Hakkında Kanun”un adı, emekli uzman erbaşlar tarafınca kurulacak derneğin kanun kapsamına alınması için “Türkiye Emekli Subaylar, Emekli Astsubaylar, Emekli Uzman Erbaşlar, Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri ile Muharip Gaziler Dernekleri Hakkında Kanun” olarak değiştirilecek.

Kanundaki “muharip gazi” ve “malul gazi” tanımlarına, İçişleri Bakanlığına bağlanan Jandarma ve Sahil Güvenlik komutanlıkları mensupları eklendikten sonra, üyeliklerinin devamı ve bundan sonraki süreçte bu personele üye olma imkanı sağlanıyor.

Bu kanuna nazaran kurulacak Türkiye Emekli Uzman Erbaşlar Derneğinin kurucuları içinde, TSK, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından emeklilik, maluliyet ve sıhhat sebebiyle ve sözleşmeleri yenilenmeyerek ayrılan uzman erbaşlardan minimum 10 yıl vazife yapmış olanlar yer alabilecek.

Kanuna nazaran kurulacak dernek tüzükleri ilgili mülki amire verilecek. Mülki amir, İçişleri ve Ulusal Müdafa bakanlıklarının görüşünü alarak tüzüğü inceleyecek. Bu kanuna ve Dernekler Kanunu’na aykırılık ve noksanlık bulunmaması halinde dernek, Dernekler Kütüğüne kaydedilecek ve kayıt tarihinde tüzel kişilik kazanacak.

Türkiye Emekli Uzman Erbaşlar Derneğine, derneği kurma hakkına haiz olanlar, eşleri ile dul ve yetimleri üye olabilecek.

Söz mevzusu kanuna doğal olarak olacak dernekleri, TSK, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından emeklilik hakkı kazanmadan çekilme edenler (savaşanlar hariç ve TSK, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından emeklilik, maluliyet ve sıhhat sebebiyle ve sözleşmeleri yenilenmeyerek ayrılan uzman erbaşlardan minimum 10 yıl vazife yapmış olanların hakları saklı kalmak suretiyle), mahkeme sonucu ile çıkarılanlar, disiplinsizlik yada etik nedenlerle ayırma işlemine doğal olarak tutulanlar, sözleşmeleri feshedilenler ile kamu görevinden çıkarılanlar kuramayacak ve bu derneklere üye olamayacak.


Okumaya devam et.

Facebook

Popüler

Python örnek projeler deneme bonusu veren siteler