Connect with us

Gündem

Kuraklıkla boğuşan Türkiye’de 3 bin 170 izinsiz su kuyusu var!


YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Sayıştay’ın Ziraat ve Orman Bakanlığı’nın 2019 yılı faaliyetlerine ilişkin yapmış olduğu denetimde 3170 su kuyusunun izinsiz etkinlik gösterdiği açıklandı.

Türkiye son yılların en kurak kış mevsimini yaşarken bir çok ilin içme suyunu karşılayan barajların dibi göründü. Yetkililerin yapmış olduğu açıklamalarda vatandaşlar su tasarrufu hayata geçirmeye çağrı ediliyor. Sadece Sayıştay’ın Ziraat ve Orman Bakanlığı’nın 2019 yılı faaliyetlerine ilişkin yapmış olduğu denetimde 3.170 su kuyusunun izinsiz etkinlik gösterdiği ortaya çıktı. Sayıştay denetçilerinin bulgularına nazaran DSİ’den talep edilen izinli su kuyuları ile sulak alanların bağlı olduğu DKMP bölge müdürlüklerinden elde edilmiş verilerin karşılaştırılması sonucu sulak alanlardan izinsiz su kullanımının boyutları ortaya çıktı. Beş ayrı bölge müdürlüğünden veri alınamadığı için izinsiz su kuyusu sayısının oldukça daha çok olduğu düşünülüyor. Sayıştay raporunda sulak alanlarda etkinlik izni olmaksızın oluşturulan su kuyularının bakanlığın sulak alanları koruma çalışmalarını negatif etkilediğinin altı çizilirken en fazla izinsiz su kuyusunun son yıllarda sularının yarısını kaybeden Burdur Gölü çevresinde olduğu ortaya çıktı.

Ziraat ve Orman Bakanlığı’nın 2019 yılı faaliyetlerini içeren Sayıştay’ın denetim raporunda, Türkiye’deki internasyonal ve ulusal öneme haiz sulak alanlarda toplam 3170 su kuyusunun etkinlik izni olmadığı kaydedildi.

TESCİL EDİLEN 82 SULAK ALANIN BÜYÜKLÜĞÜ 1 MİLYON HEKTARA YAKIN

Eylül 2020’de piyasaya sürülen Sayıştay raporunda, Türkiye’deki internasyonal öneme haiz 14 sulak alanın Ramsar Sözleşmesi kapsamında koruma altına alındığı, 56 sulak alanın ise ulusal öneme haiz olduğu, 12 sulak alanın da yöresel kapsamda olduğu kaydedilerek şu bilgilere yer verildi: “Toplamda 998.794 ha. büyüklüğünde 82 sulak alan duyuru ve tescil edilmiş olup adı geçen yönetmelik kapsamında 14 Ramsar Alanı ve 56 Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan olmak suretiyle toplam 70 sulak alanın yönetim planı yapılmıştır. Sulak alanlar, merkez teşkilatında Tabiat Koruma ve Ulusal Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğüne bağlı Kırılgan Alanlar Dairesi altında bir Emek harcama Grubu olarak hizmet vermekte olup, taşrada da Ziraat ve Orman Bölge Müdürlüklerine bağlı Tabiat Koruma ve Sulak Alanlar Şube Müdürlükleri ve İl Şube Müdürlükleri tarafınca yönetilmektedir.

SULAK ALANLARDAN SU ALIMI İZNE BAĞLI

Sulak Alanların Korunması Yönetmeliğinin ‘Su alımı’ başlıklı 8. maddesinde, sulak alanlarda yerüstü ve yeraltı suyu alınamayacağı, sulak alanlardaki su rejimini etkileyebilecek her türlü etkinlik için planlama aşamasında ulusal öneme haiz sulak alanlar ve Ramsar Alanlarında Genel Müdürlüğün, Yöresel Öneme Haiz Sulak Alanlar ve öteki sulak alanlarda ise Bölge Müdürlüğünün uygun görüşü alınacağı belirlenmiştir.”

DSİ İLE DKMP VERİLERİ KARŞILAŞTIRILDI, 3170 SU KUYUSU İZİNSİZ ÇIKTI

Sulak alanlarda izinsiz olarak oluşturulan su kuyusu bulunup bulunmadığına ilişkin olarak, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünden izinli su kuyuları listesinin talep edilmiş olduğu belirtilen Sayıştay Denetim Raporunda, “Bu verilerin sulak alanlardaki uygun görüş verilen su kuyularıyla karşılaştırılması sonucunda, aşağıdaki tabloda görüleceği üzere; DSİ tarafından 3226 su kuyusu bildirilmiştir. Bölgelerde izin ve görüşlere ilişkin sağlıklı kayıt sistemi bulunmamasından ötürü veri derlemek suretiyle DKMP 15 Bölge Müdürlüğünün 10 undan alınabilen veriler doğrultusunda 3170 su kuyusunu izinsiz faaliyet gösterdiği bilgisine ulaşılabilmiştir” denildi.

SULARIN KORUNMASI İÇİN SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİNE İHTİYAÇ VAR

Bursa, Adana, Sinop, Rize ve Van’da bulunan DKMP Bölge Müdürlüklerinden cevap gelmediği için bulguların yer almış olduğu tabloya eklenmediğinin altı çizilen Sayıştay raporunda, “2019-2023 yıllarını kapsayan Tarım ve Orman Bakanlığının Ulusal Su Planı kapsamında; belgesiz yeraltı suyu kuyularının tespitinin yapılması, bütün kuyuların verilerinin (debi, tahsis, su kalitesi, kullanım durumu vs.) güncellenerek, yeraltı suyu seviyeleri, aşırı çekimler ve kullanımlar belirlenmesi amacıyla yeraltı suyu kuyularına sayaç takılması için çalışmaların yapılması planlanmıştır. Bu plan çerçevesinde Sulak alanlardaki su azalışlarının önüne geçilebilmesi için de sistem desteğine ihtiyaç bulunmaktadır” ifadelerine yer verildi.

KURUMLAR ARASINDA VERİ PAYLAŞIMI VE EŞGÜDÜM GEREKİYOR

DKMP Genel Müdürlüğünün bu kapsamdaki çalışmalarında; DSİ tarafınca kullanılan Su Veri Tabanı sistemi ile Orman Genel Müdürlüğünce kullanılan Orman Informasyon Sisteminin erişilebilir olmasının önemine işaret edilen Sayıştay raporunda,  “Sulak alan yönetim bilgi sistemi, tapu, parsel sorgu sistemi ile veri paylaşılması ve eşgüdümlü çalışması sağlanarak Ulusal Su Planının uygulanmasında ve Sulak Alanlarla ilgili izin süreçlerinde karar destek sistemi ihtiyacının karşılanmasının gerekli olduğu değerlendirilmektedir” denildi.

EN FAZLA İZİNSİZ SU KUYUSU BURDUR GÖLÜNDE

Sayıştay raporunda yer verilen bilgilere nazaran en fazla izinsiz su kuyusunun bulunmuş olduğu sulak Alan Burdur Gölü. Raporda, Ramsar Alanı olan Burdur Gölü’nde 772 izinsiz su kuyusu olduğu bilgisine yer verilirken, öteki bazı sulak alanlardaki izinsiz su kuyuları ise şu şekilde sıralanıyor: Akşehir ve Eber göllerinde 294, Beyşehir Gölü’nde 55, Cenup Keban Baraj Gölünde 177, Hazar Gölünde 89, Gölmarmara Gölü’nde 300, Minik Menderes Deltası’nda 114, Eğirdir Gölü’nde 276, Salda Gölü’nde 76, Yarışlı Gölünde 41, İzmit Körfezi Sulak Alan bölgesinde 127, Meriç Deltası’nda 74, Seyfe Gölünde 81, Gölbaşı Gölünde 182, Karkamış Ovası Sulak alanında ise 307.

AŞIRI SU ALIMI GÖLLERİN SONUNU GETİRİYOR

Sayıştay raporundaki verilerle de kesinleşen Burdur Gölü çevresindeki izinsiz su alımı, kapalı bir havzada bulunan gölün son yıllarda hızla küçülmesinin en mühim sebeplerinden biri olarak gösteriliyordu. Aşırı su alımı ve kuraklık yüzünden giderek kuruyan Isparta’daki Eğirdir Gölü, Manisa Gölmarmara Gölü ve Ankara’daki Gölbaşı Gölü de benzer şekilde izinsiz kuyuların yoğun olduğu göller içinde.

 


Gündem

Dün kaybolmuşlardı! Acı haber – Son Dakika Haberler


class=”cf”>

Çekmeköy, Mimar Sinan Mahallesi’nde dün saat 15.00 sıralarında evlerinden oynamak için çıkan Hasan Büyür(4) ve Hüseyin Büyür(8) kayboldu. Evlatları kaybolan aile polis ekiplerine haber verdi. Aramalar sonucunda Büyür kardeşler 01.00 sularında evlerinin yakınındaki evlerinin civarlarındaki bir inşaatın suyla dolan asansör boşluğunda ölü bulunmuş oldu. İhbar üstüne vaka yerine polis, sıhhat, itfaiye ve AFAD ekipleri sevk edildi. Vaka yerine önlem amaçlı Çevik Kuvvet Ekipleri de çağrıldı. Büyür kardeşlerin kuyudan çıkartılan cansız bedenleri incelenmek suretiyle Adli Tıp Morgu’na kaldırıldı.

“BİR ÇOCUĞUN İNŞAAT ALANINA GİREBİLMESİ ÇOK KOLAY”

Mahalle sakini Mustafa Ağırdaş, evlatların yaşamını kaybetmiş olduğu inşaata 5-6 aydır kimsenin gelmediğini açıkladı. Ağırdaş, “Ben bu mahallede oturuyorum. Arka sokağa uzanan temeli tahtalar ile kapalı ama diğer taraftan girişi var. Bir çocuğun inşaat alanına girebilmesi çok kolay. İnşaatta kimse çalışmıyor. Hiçbir işçi görmedik. Çalışma sesi duymadık. İnşaattaki asansör boşluğuna yağmur suyu dolmuş. Çocuklardan birisi içine düşmüş. ‘Diğeri de onu kurtarmaya çalışırken düştü’ diye duymuştuk. Zaten bugün camide anons yapıldı, ‘Mahallede iki çocuğumuz kayıptır’ diye. Akşamına da böyle kötü bir olayla karşılaştık.” dedi. 


Okumaya devam et.

Gündem

Genç erkeklerin yeni kabusu: Mavi testis sendromu (Blue balls syndrome)






Üroloji uzmanı Prof. Dr. Serkan Deveci genç erkeklerde dinmeyen testis ağrısı olduğunda tanımlanan yeni bir sendrom olan mavi testis sendromunun (Blue balls syndrome) dikkatini çekti.

Üroloji uzmanı Prof. Dr. Serkan Deveci

Mavi testis sendromu testisler acıma, ağrı hissi ve ağrı ile karakterize bir hastalık. Cinsel uyarı alıp orgazm ile sonuçlanmayan ilişki sonrası oluşuyor. Cinsel uyarı alıp orgazm ile sonuçlanmayan ilişki sonrası oluşuyor. Cinsel uyarı ile beraber testislere ve penise doğrunkan akımı artıyor eğer ilişki orgazm ile sonuçlanmazsa epididimal hipertansiyon oluşuyor ağrı, acıma duygusu ile sonuçlanıyor. Epididim testislerin ürettiği spermleri taşıma ve depolama görevini meydana getiren organ. Orgazm ile sonuçlanmayan cinsel uyarı varlığında testisler oluşan epididimal hipertansiyon sebebi ile mavimsi renk tonuna bürünüyor. Arterle gelen kanı boşaltacak olan venler sıkıştığından kan hapsoluyor. Artan kan akımına bağlı olarak testisler mavimsi renk tonu alıyor.

Hanımda da genital organlara cinsel uyarı ile beraber artan kan akımı vulvada mavimsi renk (blue vulva) oluşumuna yol açabiliyor.

Bu teşhis konulmadan ilkin dikkatli öykü ve fizik muayene yapılmalıdır. Testis torsiyonu (Testislerin dönmesi), böbrek taşının yansıyan ağrısı, epididim iltihabı, yumurtalık iltihabi ve varikosel benzer biçimde durumlar ne olursa olsun ayırt edilmelidir.

Epididimal hipertansiyon ( mavi testis sendromu) tehlikeli bir durum değildir. Orgazm ile geçer. Orgazm olunamıyorsa soğuk bir duş, egzersiz, dikkati başka bir alana yoğunlaştırma testise soğuk kompres uygulama, sırtüstü yatıp ayakları yukarda tutarak kan akımını uzaklaştırma yolları denenebilir.

______________

Serkan Deveci, MD
Prof. of Urology
Beykent University
School of Medicine
B.çekmece/ İstanbul






Önceki haber HOLLANDA… Rotterdam’da Bisiklet ve Şemsiye  
Avatar

AÇIK GAZETE’DEN RİCA: Açık Gazete bağımsız bir web gazetesi. Açık Gazete’nin yaşaması daha oldukça okura ulaşmasıyla mümkün. Lütfen face ve twitter benzer biçimde toplumsal medya ikonlarını tıklayarak Açık Gazete’yi beğeniniz. İlginizi çeken haberleri de toplumsal medyada paylaşınız lütfen. Teşekkür ederiz.



Okumaya devam et.

Gündem

İllere göre haftalık Covid-19 vaka oranları açıklandı



Sıhhat Bakanlığı, illere bakılırsa 7 günlük her 100 bin kişide görülen koronavirüs (Covid-19) güncel olay sayılarını deklare etti.

Geçen haftaya bakılırsa birçok ilde olay yoğunluklarında artış meydana geldi.

Olay yoğunluğunun en fazla olduğu il 100 bin kişide 348 ile Samsun oldu. 

Samsun’u yüz binde 314 ile Sinop, yüz binde 282 ile Giresun, yüz binde 280 ile Ordu ve yüz binde 228 ile Tokat takip etti. 

İstanbul’da her yüz bin kişiden 111’inde virüs tespit edilirken, Ankara’da her yüz bin kişinin 54’ünde, İzmir’de ise her yüz bin kişiden 66’sında virüs görüldü.


Okumaya devam et.

Facebook

Popüler

Python örnek projeler deneme bonusu veren siteler