Connect with us

Gündem

KANADA… Hiç Kestane Satasım Yok!


Don Quijote ~ Don Kişot’un İngilizceye çevirisini en iyi icra eden tercüman olarak Amerikalı akademisyen Samuel Putnam’ın adı biliniyor. 

1950’de yaşamını yitirmiş Putnam diyordu ki, ¨Bir insan Don Kişot’u hayatında minimum 3 kere okumalıdır.¨

Birincisi, ilk gençlik çağlarında; lakin kıymetini bilmeden okur, geçer…

İkincisi, orta yaşlarında; ¨Yahu bu kötü değilmiş¨ diyecektir.

Üçüncüsü, yaşlılık zamanlarında; ¨İnsanın yalnızlığını ve biricikliğini bu şekilde güldürerek özetleyen başka yapıt ve başka bir kahraman var mı, bu dünyada¨ diye hak vererek, kahkahayla tüyleri diken diken olmak içinde med cezir yaşayarak…

Ben bu sözü bir fazlaca dinlemiş biriyim. Galiba, ara sıra bölüm bölüm okumalar hariç, 5 kez okumuş bulunuyorum baştan sona; bir kez de  Samuel Putnam’ın çevirisinden, İngilizce okudum. 

İspanyolca bilmediğim için başımı duvarlara vurasım geldiği zamanlar da olmadı değil. 

Cervantes’i kendi dilinden okumak için neleri verirdim demiyorum, zira buna Madrid’in kargaları bile gak gak güler; vaktin mi yoktu ey Mahmut Efendi, çalışıp öğreneydin ya… 

Şimdi çıkış kapısına doğru yaklaşırken bu mavallara gerek yok!

Yeni yıla yaklaşırken, eski ve biricik dost Faruk Eskioğlu, Açık Gazete’de şuncacık ömürlerimizin on altı yılını almış bulunan kalem refiki dostum Faruk, ¨Yeni yılda en iyi armağan kitaptır¨ diye, geçen yıl gösterilen, göz nuru ve el emeği, data ve görgü gerektiren fakat öte taraftan ‘senin aklın mı yok be kardeşim, bu işlerle zaman geçiriyorsun’  dedirten ¨Londra’da BizimKiler¨ başlıklı 3 ciltlik eserini hatırlatıp eski yıla bir veda yazısı yazdı. 

Eskioğlu muhteremin yazısını heyecanla okudum, zira bir ihtimal benim de iki ay evvel yayınlanmış, pek bir umut beslediğim, hatta kısa sürede baskı rekorları kırar diye tüm zavallı romancılar şeklinde hayal ettiğim kitabımdan, ¨Bir Roman Yazılıyor: Nicky’yi Öldürmek¨ başlıklı romandan söz edecek zannediyordum. 

Heyhat, gazetedeki en eski yazarının kitabını, o romanın yayınlanışını dahi duyurmamıştı Açık Gazete’de, şimdi yılbaşı yazısında bundan bahsetmesinin ne âlemi vardı; düşünemedim doğal...

Gazete yazarlarının okurlarına yıl sonu yazıları olmadan olmaz; Sine qua non dedikleri şeklinde…

Ben ne zamandır, esasen kalemtraşımı paslandırıyor, kurşun kalemlerimin ucunu küt bırakıyordum. Son yazım Eylülde gönderilmiştir gazetemizin merkezi Londra’ya ve şimdi Faruk’un yazısıyla raptiye batmış şeklinde irkildim: 

Eyvah ki bin kez vah! 

Oysa bir vakitler günü sektirmeden haberler gönderir, haftası gecikmeden gazeteyi yorumlara, köşe yazılarına gark ederdim. 

Yılbaşı geliyordu ve şimdi gecikmeden derhal bir yazı da ben göndermeliydim; Kanada gündeminden yıl değerlendirmesi şeklinde bir şey…

Fakat, kör şans, gözü kör olsun! Gündem söylediğin bu devirde kronometre tutsanız ucunu yakalayamayacağınız bir hızda geçiyor, ağız tadıyla bir şey yazacakken bakıyorsun arkasından başka şey gelmiş. 

Feysbuk’lar, İnstagram’lar artık demode; En iyisi bu işi TikTok’lara, Reddit’e, daha bilmiyorum neler var ise o sayfalara bırakmalı. 

Esasen yeni kuşaklar haber falan da okumuyor; Don Kişot’u asla okumazlar. 

Süre kaybı kardeşim, 1000 sayfalık döküntü lakırdıyı kim okur, kim anlamış olur vefadan

O nedenle, benim, senenin defter-i kebir hesabını verir şeklinde Kanada gündemini eşeleyip deşelemeye kalkışmam, arpası darısı noksan kalmış kümeste tavukların saman gagalamasına benzeyecek; geçelim…

Oysa mevzu mu yok, bizlere; çuvalla… 

Biz var ya, biz iğne deliğinden bakar, dürbünle görmüş şeklinde bulur buluşturur yazarız.

Hasan Cemal abimizin sözüyle biz Gazeteci Milletine lakırdı dayanmaz.

Denizde kum, bizde çene…

Çin Ordusunun gönderilmiş olduğu hususi birliklere ülkenin Kutup Bölgesinde önemli askerî eğitim veren Kanada Ordusu ve buna izin çıkartan Trudeau Hükümetini al ele, vur yerden yere; al işte sana mevzu… Çin ile köprüleri atmış bulunan Kanada’nın yapacağı şey mi bu; bak sen şu işe!

Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu, diye başladım mı, Kanada’da hükümet değişikliğine kadar uzanacak ciddi şeyler yazabilirim sözgelişi; geç, keyfim yok, yazmayayım daha iyi.

Örnek olarak, ¨Evde oturun, işyerlerini kapatın¨ diye salgında akıl veren Ontario Eyaletinin Maliye Bakanının, yılbaşı öncesi gizlice Karayip’e, St.Barth adasında tatile gittiğini, yirmi gündür ortada görünmediğini, bunun üstüne endişelenen Eyalet Başkanı Doug Ford’un ekranlara çıkıp ¨Seni merak ediyoruz, neredesin, derhal eve dön!¨ diye konuştuğundan bahsetsem, bunun okur nezdinde ne önemi var?

Diyelim ki, kapalı olan ABD-Kanada sınırından ticari araçların gıdım gıdım ilerleyerek gümrüğü geçebildiğini, şikâyetlerin ayyuka çıktığını şu şekilde ballandırarak, içine birazcık gazetecilik hüneri ekleyip deveyi pire, pireyi pazarda koyun yapsam, sizlere sanki dünyanın en mühim mevzusu imiş şeklinde sunsam, ne olur! 

Rahmetli Mehmet Ali Birand haberlerini, yorumlarını TV ekranlarında birazcık da öyleki sunardı; anımsar mısınız bilemedim! Sanki dünyanın en mühim haberiymiş, sözgelişi Orson Welles‘in radyo programında sunduğu heyecan yaratan ünlü giriş cümlesi gibi, 1938’den sonrasında Marslılar bir kez daha dünyayı işgale gelmiş de bunu bir tek kendisi biliyormuş şeklinde anlatırdı; nur içinde yatsın.

Ben de öyleki mi yazsam, Meksika’dan mevsimlik çalışmaya gelen işçilerin, alın terini paraya çevirip memleketlerine dönmek isteyen emekçilerin iyi mi mahsur kaldığını sözgelişi anlatsam; bundan ne çıkar! Bunu yazmaya da keyfim yok!

Seneler öncesiydi, Bodrum’daki çarşamba günleri kurulan pazarda kuruyemiş tezgâhına yaklaşıp ¨Amca, kestane ne kadara?¨ diye soran hanım müşteriye, tezgâhın arkasında, sırtını duvara dayamış, öğle sıcağını üstündeki tentenin altında uykuya çevirmiş satıcı amcanın lafını anımsıyorum. 

Gözlerini kapatmış, köylü şapkasını alnına siperlik edip devirmiş bulunan, yerinden kalkmak şu şekilde dursun yanıt vermeye üşenen pazarcı amca şu şekilde demişti:

 ¨Asla kestane satasım yok!¨

Vallahi 2020 değil, 4040 yılı olsa da kırkı çıksa benim de kestane satasım yok.

Bugüne dek sattık da ne hayrını gördük! 

El elde baş başta, pazar eyledik…

*****

Bakmayın bu şekilde dediğime, şimdi yazdım da derhal pişman bile oldum, insan söylediğin böyledir, bir sözüne güvenilmez: 

Hepimizin yeni yılı güzel geçsin, tüm okurlarımıza mutlu, neşeli, esenlik dolu günler arzuluyorum.


Okumaya devam et.
Yorum için tıkla

Cevap bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Reel olarak büyüyen tek ekonomi Türkiye



Türkiye’nin 140 milyar dolarlık biriki sattığına dair yalanların pompalandığını belirten Yiğit Bulut, OECD ülkeleri içinde büyüyen tek ekonominin Türkiye’de olduğuna dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Iktisat Politikaları Üyesi Yiğit Bulut CNN Türk canlı yayınında Uğur Önver’in konuğu oldu.

Ekonomide yaşanmış olan gelişmelere dair açıklamalar meydana getiren Yiğit Bulut, pandemi döneminde OECD ülkeleri içinde ekonomisi büyüyen tek ülkenin Türkiye olduğuna dikkat çekti.

140 MİLYAR DOLAR REZERV SATILDI YALANI POMPALANIYOR

Yiğit Bulut, ekonomiyle ilgili, “Gerçeği bilmelerine karşın, bazı tv kanallarına çıkıyorlar, Türkiye 140 milyar dolar sattı diyorlar. Türkiye’nin biriki sattığı yalanı maalesef son dönemde pompalanıyor. Bakın; biriki, pandemi döneminde tüm dünya vatanlarında eridi.

Yiğit Bulut: Gerçek olarak büyüyen tek iktisat Türkiye VİDEO

BÜYÜYEN TEK EKONOMİ TÜRKİYE…

Türkiye’de de kesinlikle bir erime olmuştur fakat pandemik sürece baktığınız vakit; OECD ülkeleri içinde gerçek anlamda büyüyen tek ülke, Türkiye oldu. Problemler yok mu? Ne olursa olsun var. Tamamımız insanız. İnsanların kurduğu tüm sistemler hatalar yapar. Dünyaya baktığımız vakit, 2018-2020 sonuna kadar, arasındaki dönemde.. Pandemi riskiyle kıyasladığımız vakit, pandemik riske bakılırsa gerçek olarak büyüyen tek iktisat Türkiye..” açıklamalarını yapmış oldu.

Yiğit Bulut: Reel olarak büyüyen tek ekonomi Türkiye #1

3 LİRALIK SU 8 LİRA OLDU, FIRSATÇILIK VAR

Dolar kurunda yaşanmış olan düşüşe karşın besin fiyatlarının halen yüksek olmasının sorulması üstüne açıklamalarına devam eden Yiğit Bulut, “3 lira olan bir cam şişe su, 8 liraya yükselmiş. Bazı süpermarket zincirlerinde, ciddi anlamda bir fırsatçılık var; müdahale ettiğiniz zaman da şunu söylüyorlar e diyorlar ki hani serbest piyasa ekonomisi idi, siz niye müdahale ediyorsunuz.. Ben şunu söylemek istiyorum bakın her şeyi devlet yapamaz. Vatandaş tüketim gücünü kullanması gerekiyor. Tüketimi kestiğiniz anda sizin gücünüz karşınızdakini eğitmeye yeter. Nerede fırsatçılık var, bunları çok iyi takip edebilirler. Fiyat kontrolünde vatandaş, devlet gibi hareket etsin. 3 liralık malı 8 liraya çıkaranlar var aynı 3 liralık malı 2 yıldır 3 liraya satan market de var. İnsanlar tüketimden gelen gücü kullanmalı.” dedi.


Okumaya devam et.

Gündem

LeMan'dan dikkat çeken "Ay" karikatürü


LeMan’dan dikkat çeken “Ay” karikatürü


LeMan dergisi, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Ay’a çıkıyoruz” açıklamasının peşinden ekonomik krize dikkat çeken bir karikatür paylaştı.

LeMan dergisinden dikkat çeken bir karikatür paylaşıldı. Paylaşılan karikatürde pazar alışverişi üstünden ekonomik krize dikkat çekildi.

İŞTE O KARİKATÜR

cumhuriyet.com.tr

(function(i, s, o, g, r, a, m))(window, document, ‘script’, ‘https://www.google-analytics.com/analytics.js’, ‘ga’);
ga(‘create’, ‘UA-121944279-5’, ‘auto’);
ga(‘set’, ‘campaignSource’, ‘Feysbuk’);
ga(‘set’, ‘campaignMedium’, ‘Feysbuk Instant Articles’);
ga(‘set’, ‘referrer’, ia_document.referrer);
ga(‘set’, ‘page_title’, ia_document.title);
ga(‘send’, ‘pageview’);

(function(m,e,t,r,i,k,a)) (window, document, ‘script’, ‘https://mc.yandex.ru/metrika/tag.js?id=49053425’, ‘ym’) ym(49053425, ‘init’, { trackLinks:true, accurateTrackBounce:true, params: window.yaParams||{title: “no title”} });


Okumaya devam et.

Gündem

Ağrı’da korkutan yangın! – Son Dakika Haberleri



Yangın, saat 16.30 sıralarında Alpaslan Mahallesi Eski Van Caddesi üstündeki 5 kattan oluşan bir binanın çatısında meydana geldi. Elektrik kontağından çıkmış olduğu tahmin edilen yangını görenler, durumu itfaiyeye bildirdi. İhbar üstüne vaka yerine oldukca sayıda sıhhat, polis ve Ağrı Belediyesi İtfaiye ekibi sevk edildi. Alınan güvenlik önlemlerinin peşinden İtfaiye ekipleri yangına müdahale etti. Uzun devam eden uğraşlar sonucunda denetim altına alınan yangında herhangi bir can kaybı yaşanmazken, binada hasar oluştu.

Polis, yangının kati çıkış sebebinin belirlenmesi için soruşturma başlattı.


Okumaya devam et.

Facebook

Popüler

Python örnek projeler deneme bonusu veren siteler