Connect with us

Gündem

İtalya’da Noel ve Yılbaşı tatillerinde sokağa çıkma kısıtlaması getirildi


Başbakan Giuseppe Conte, Bakanlar Kurulu arkasından yeni Covid-19 tedbirleri bir basın toplantısı ile halka deklare etti. Conte, kısıtlamaları “Noel döneminde bulaşma eğrisinin yeniden tırmanışa geçmesinden duyduğumuz büyük endişe nedeniyle acı bir karar vererek yeni kısıtlamalar getirmek durumunda kaldık. ” sözleriyle duyurdu.

İtalya Başbakanı, engelleme kararlarının, Noel bayramı dolayısıyla toplumun toplumsal gereksinimlerini da göz önüne alarak aldıklarını altını çizdi.

Conte, ortalama 1,5 aydır yürürlükte olan bölge bazlı önlem uygulmasının netice verdiğini sadece uzmanların salgının tüm Avrupa’da gösterdiği fena gidişat ve yaklaşan Noel bayramı sebebiyle salgın eğrisinde ‘tekrardan tırmanış’ uyarısını dikkate aldıklarına belirtti.

TATİL GÜNLERİNDE SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI

Başbakan Conte’nin açıklamış olduğu yeni kısıtlamalara bakılırsa Noel Bayramı ve arifesini kapsayan 24-27 Aralık, 31 Aralık-3 Ocak dönemleri ile 5-6 Ocak’ta Epifani bayramı ve arifesinde tüm ülke kırmızı bölge deklare edildi.

Kırmızı bölge uygulamasında mecburi haller haricinde sokağa çıkmak yasak. Restorant ve kafeler yalnız paket servisi yapabilecek, zaruri olanların haricinde dükkanlar kapalı olacak.

SOKAĞA ÇIKMA YASAĞINA NOEL ZİYARETİ İSTİSNASI

Başbakan Conte, Noel Bayramı ziyaretleri için kırmızı bölge uygulamasına bir kural dışı getirildiğini deklare etti. Bun bakılırsa ev ziyaretlerinde ise bigün içinde hane halkından olmayan en fazla 2 misafirin saat 5 ile 22 içinde ağırlanmasına izin verilecek. 14 yaşınının altındaki çocuklar ve engelliler bu sınırlamadan muaf tutulacak. Ek olarak dini ibadetlerin yapılmasına akşam 22’ye kadar izin verilecek.

Kırmızı bölge duyuru edilen tarihler içinde kalan iş günleri esnasında da bölgesel tedbirler yerine tüm ülkede turuncu bölge kısıtlamaları uygulanacak. Buna bakılırsa 22-05 saatleri haricinde sokağa çıkmak özgür olacak fakat şehirlerarası seyahatlere mecburi haller haricinde izin verilmeyecek. Yalnız 5 bin nüfusun altındaki kasabalarda yaşayanlar, 30 kilometreyi aşmamak suretiyle çevre kasabalarda ziyarette bulunabilecekler.


Okumaya devam et.
Yorum için tıkla

Cevap bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Türkmen gazının Türkiye’ye gelmesi için hazırız



bAKAN Çavuşoğlu, Türkmen gazının Türkiye’ye üstünden Avrupa’ya erişmesi mevzusunda izahat yapmış oldu.


Mevlüt Çavuşoğlu: Türkmen gazının Türkiye'ye gelmesi için hazırız

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, resmi ziyaret amacıyla Ankara’da bulunan Türkmenistan Dışişleri Bakanı Raşit Meredov ile bir araya geldi.

İki isim sonrasında ortak basın toplantısı için kameraların karşısına geçti.

‘TÜRKMEN GAZI İÇİN TÜRKİYE HAZIR’ MESAJI

Çavuşoğlu, “Türkmen gazının Türkiye’ye gelmesi ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaşması için biz üzerimize düşeni yapmaya hazırız.” dedi.

 

Ayrıntılar gelecek…

Mevlüt Çavuşoğlu: Türkmen gazının Türkiye ye gelmesi için hazırız #1


Okumaya devam et.

Gündem

Kanada’da parlamento Çin’in Uygurlara yaptıklarını ‘soykırım’ olarak tanıdı


Kanada Avam Kamarası Çin’in Uygur Türklerine yaptıklarını oybirliğiyle bir soykırım olarak tanıdı.

266 vekilin katılmış olduğu ve ret oyu çıkmayan oylamada iktidardaki Liberal Parti büyük oranda çekimser kaldı.

Başbakan Justice Trudeau ve bir çok kabine üyes oylamaya katılmadı.

Böylece Kanada, ABD’nin arkasından Çin’in soykırım işlediğine kabul eden ikinci ülke oldu.

Milletvekilleri hükümetten Internasyonal Olimpiyat Komitesi’ne “Çin soykırıma devam ederse 2022 Kış Olimpiyatları’nı Pekin dışında bir yere taşıyın” çağrısında bulunmasını da talep etti.

Başbakan Trudeau Çin’in Sincan bölgesinde Uygurlara karşı eylemlerine soykırım denmemesi icap ettiğini, bunun “son derece yüklü bir kavram olduğunu” söylemiş ve bu mevzuda daha çok araştırma yapılması icap ettiğini eklemişti.

Trudeau’nun kabinesinden yalnızca Dışişleri Bakanı Marc Garneau oylama esnasında Avam Kamarası’nda görüntülendi.

Garneau orada yapmış olduğu konuşmada Kanada hükümeti adına çekimser kalacağını söylemiş oldu.

Ana karşıcılık lideri Erin O’Toole ise bu adımın “bazı ekonomik fırsatları kaçırmaya yol açsa bile insan hakları ve insan onurunun yanında olduklarını net bir şekilde göstermek” için bu oylamaya gerekseme duyulduğunu söylemiş oldu.

Bu ay Başbakan Trudeau’ya bir açık mektup yazan O’Toole, BBC World News’in Çin’deki kamplarda dizgesel saldırı, cinsel istismar ve işkence uyguladığını yazmasının arkasından Çin’de yasaklanmasına da değinerek Çin’e karşı çıkma çağrısı yapmıştı.

Kanada’nın Çin’le ilişkisi son yıllarda kötüleşti.

Oylamayla ilgili hafta sonu bir izahat icra eden Çin Kanada Büyükelçisi Cong Peivu, bunun “Çin’in iç işlerine karışmak” anlamına geleceğini söylemiş oldu ve ekledi:

“Buna karşı çıkıyoruz çünkü bu gerçekleri yansıtmıyor. Sincan’da soykırıma benzeyen hiçbir şey yaşanmıyor.”

İnsan hakları örgütleri Çin’in son birkaç yılda minimum bir milyon Uygur’u “yeniden eğitim kampı” adında olan mekanlarda gözaltında tuttuğunu belirtiyor.

BBC daha ilkin Uygurların zorla çalıştırıldığını gösteren haberler de yapmıştı.

Kanada’da kabul edilen yasa, hükümete bu mevzuda yapması gerekenlerle ilgili bağlayıcı bir yol haritası vermiyor fakat bu alanda komşusu ABD’yi örnek alması icap ettiğini vurguluyor.

Hem Biden yönetiminin Dışişleri Bakanı Anthony Blinken hem de Trump yönetiminin Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Çin’in Uygur Türkleri ve öteki etnik gruplara yaptıklarının bir soykırım bulunduğunu söylemişti. BBC TÜRKÇE


Okumaya devam et.

Gündem

26.6 milyar doları yastık altında



AKP Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli, Türkiye’nin geçen yıl 36 milyar dolarlık cari açık vermesi üstüne dikkat çeken açıklamalarda bulunmuş oldu.

Nurettin Canikli, döviz rezervi tartışmalarına ilişkin, Merkez Bankası’na 2020 senesinde ortalama 93 milyar dolarlık döviz talebinin nereden geldiğini, satışın kimlere ve nerelere yapıldığına ilişkin konuştu.

Dünya gazetesinin haberine nazaran Nurettin Canikli, “Merkez Bankası tarafından satışı yapılan dövizlerin kimlere yapıldığı isim isim, tarih ve saat olarak bellidir.” dedi. 

Canikli, “Merkez Bankası tarafından satılan dövizin 26.6 milyar dolarının altın ithalatında kullanıldığını belirtti ve şu ifadeleri kullandı:

“2020 yılında Türkiye ekonomisi 36 milyar dolarlık cari açık vermiştir, 36 milyar dolarlık döviz açığı ortaya çıkmıştır. Yani, Türkiye ekonomisinin 2020 yılındaki döviz harcamaları, döviz gelirlerinden 36 milyar dolar daha fazla olmuştur. Cari açığın kaynağı da dış ticaret açığıdır. 2020 yılında TCMB cari açığın finansmanı için 36 milyar dolarlık döviz satışı gerçekleştirmiştir. Bu noktada belirtmekte fayda var, 2020 yılındaki cari açığın 36 milyar dolara ulaşmasının 2 nedeni var:  Birinci nedeni, 2020 yılında pandemi nedeniyle turizm gelirlerinin 25 milyar dolar azalması, ikinci nedeni ise, 2020 yılında 26.6 milyar dolarlık altın ithal edilmesidir.

‘MERKEZ BANKASI TARAFINDAN SATILMIŞTIR’

2020 yılında yabancı portföy yatırımcısı 9.3 milyar dolarlık çıkış yapmıştır. Daha önceki yıllarda Türkiye’ye getirip TL’ye çevirdiği ve ağırlıklı olarak BİST’e ve kamu kağıtlarına yatırdığı dövizinin 9.3 milyar dolarlık kısmını tekrar dövize çevirip geldiği ülkeye geri götürmüştür.

2020 yılında, Türkiye’de yerleşik gerçek kişilerin bankalardaki döviz mevduatı 28 milyar dolar, tüzel kişilerin döviz mevduatı ise 13 milyar dolar artmıştır. Türkiye’de yerleşiklerin bankalardaki döviz mevduatlarında toplam 41 milyar dolarlık artış meydana gelmiştir. 41 milyar dolarlık bu dövizler 2020 yılında Merkez Bankası tarafından satılmıştır.

2020 yılında TCMB, yolcu beraberinde yurt dışına çıkarılan ve Merkez Bankası bilançosunun net hata ve noksan kaleminde yer alan 3.3 milyar dolarlık döviz talebi için satış yapmıştır.

2020 yılında TCMB, özel sektörün kısa vadeli dış borcunun finansmanı için 3 milyar dolar döviz satışı gerçekleştirmiştir.

Yukarıda belirtildiği üzere, Merkez Bankası tarafından karşılanan toplam döviz miktarı 93.3 milyar dolara ulaşmaktadır.

‘ALTIN İTHALATINDA KULLANILDI’

2020 yılında Merkez Bankası tarafından satılan dövizin 26.6 milyar dolarının altın ithalatında kullanıldığını belirten Canikli, “Bu altın hane halkının yani Türk vatandaşının yastık altında durmaktadır, hiçbir yere gitmemiştir. Satışı yapılan 41 milyar dolarlık döviz Türkiye’deki gerçek ve tüzel kişiler tarafından satın alınmış olup bu dövizler Türkiye’deki bankalarda mevduat olarak durmaktadır, hiçbir yere gitmemiştir.” dedi.  

Kalan kısmın ise ithalatın finansmanında, {özel sektör} kısa vadeli dış borcun ödenmesinde ve yabancı portföy yatırımcısının döviz talebinin karşılanmasında kullanıldığını söyleyen Canikli, şu değerlendirmeyi yapmış oldu:

“Merkez Bankası tarafından satışı yapılan dövizlerin kimlere yapıldığı isim isim, tarih ve saat olarak bellidir. MB’nin döviz piyasasındaki şeffaf ve açık döviz işlemleri üzerinden dezenformasyon ve manipülasyon yaparak sanki meşru olmayan gizli kapaklı uygulamaların yapıldığı algısını oluşturmaya çalışmak ekonomi biliminin, ahlakın ve edebin ayaklar altına alınması anlamına gelmektedir.  ‘Merkez Bankası’nın dövizleri nereye gitti?’ gibi sansasyonel ifadelerle, suçlayan ve iftira eden, ülkemizin kurumlarını ve yönetimini itibarsızlaştırmayı hedefleyen söylemler, efendilerinden aldıkları talimatları yerine getiren piyonların davranış tarzını yansıtmaktadır.  Ekonomi yönetmeyi bazı uluslararası finans kuruluşlarının şablon ekonomi programlarının otomatik pilotluğu olarak kabul eden ve uygulayan, aklını ve ruhunu üst akla kiraya vermiş ve onların avukatlığını yapan, Türkiye ve Türk Milleti ile hiçbir ortak paydası kalmamış müptezellerin hali ise içler acısıdır.”


Okumaya devam et.

Facebook

Popüler

Python örnek projeler deneme bonusu veren siteler