Connect with us

Gündem

Ermenistan’ın Azerbaycan’da işlediği savaş suçları raporla dünyaya duyurulacak

Kamu Başdenetçisi Haysiyet Malkoç, Ermenistan silahlı gücünün Azerbaycan’da işlediği savaş suçlarının anlatıldığı raporu, bu haftadan itibaren Türkiye ve dünyadaki alakalı müessese ve kuruluşlar ile Avrupa Birliği ülkelerinin meclislerinin insan hakları komisyonlarına göndereceklerini bildirdi.

Kamu Denetçiliği Müessesesince (KDK), Azerbaycan’ın Dağlarla kaplı Karabağ bölgesinde yaşanan savaşta Ermenistan silahlı gücünün yaptığı insan hakları ihlallerine ait rapor hazırlandı. Raporla alakalı izahlarda bulunan Malkoç, ombudsmanların iki görevinin bulunduğuna işaret ederek, bunlardan ilkinin ülkede kamu hizmeti sunan idare ile yurttaşlar arasındaki meseleleri ara buluculuk metoduyla gidermek, ikincisinin de milli ve beynelmilel alanda insan haklarının savunması ve geliştirilmesi için çalışmalar yapmak olduğunu söyledi.

Raporun hazırlanma sürecinde, Azerbaycan’a gittikçe Ermenistan silahlı gücünün saldırılarında zarar gören sivil yerleşim yerlerinde incelemelerde bulunduklarını anlatan Malkoç, “Azerbaycan’a yaptığımız yolcuda, bilhassa savaş alanları dışındaki sivil ikamet alanlarında, Gence, Terter, Goranboy, Ağdam hem de Bakü civarında füzelerle vurulan yerleri dolaştık. Gence, savaş alanının kilometrelerce dışında olmasına karşın Ermenistan’dan atılan füzelerle vuruldu, Terter de aynı şekilde vuruldu” dedi.

“BİLEREK SİVİL İKAMET ALANLARINI VURMAK BİR İNSANLIK SUÇUDUR”

Malkoç, Ermenistan’ın saldırıları neticesi 94 sivil Azerbaycan yurttaşının yaşamını yitirdiğini, 414’ünün de yaralandığını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu: “Savaşın olmamasını hepimiz umarız fakat uluslararası hukuka göre yasal müdafaa ve benzeri nedenlerle savaş cephede olabiliyor. Ama isteyerek, bilerek savaş cephesinin 100-150 kilometre ötesindeki sivil ikamet alanlarını vurmak bir insanlık suçudur. Bu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde belirtilen temel haklara, Cenevre Sözleşmesi’ne terstir”

“YASAK SİLAHLARIN, BOMBALARIN NASIL KULLANILDIĞINI GÖRDÜK”

Azerbaycan’daki incelemelerinde, saldırıların elim neticelerine şahitlik ettiklerini ifade eden Malkoç, “Saldırılar neticesi can veren insanların yakınlarıyla, yaralananlarla konuştuk. Annesi ve babasını kaybeden çocuklarla konuştuk. Yıkılan okulları, haneleri gördük. İbadethanelerin bu saldırılardan dolayı uğradıkları zararı gördük. Çevrenin nasıl tahrip edildiğini gördük. Yasak silahların, bombaların nasıl kullanıldığını gördük. Raporda hepsini anlattık” diye konuştu.

“SALDIRILARIN KRONOLOJİK SIRALAMASINI YAPTIK”

Malkoç, 7 bölümden oluşan raporda, “Dağlarla kaplı Karabağ Meselesi”, “Yerinde İnceleme Neticesinde Ele geçirilen Tespitler”, “İnsan Hakları Açısından Çatışmaların Değerlendirilmesi” gibi başlıkların bulunduğunu belirterek, “Bunun dışında raporumuzda, Ermenistan silahlı kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen saldırıların kronolojik sıralamasını yaptık. Ermenistan silahlı kuvvetlerinin saldırıları neticesi yaşamını yitiren sivillerin resimlerini ve nerelerde şehit edildiklerini ayrı ayrı inceledik.” bilgisini paylaştı.

KDK olarak hazırladıkları raporla tarihe not düşmek istediklerini söyleyen Malkoç, şunları kaydetti: “Savaş suçu işleyenlerin, sivilleri katledenlerin, etrafı tahrip edenlerin, gecenin 01.00’inde 1 yaşında olan çocukları veya yaşlıları, savaşla alakalı olmayanları öldürenlerin tespitini yaparak, bunların uluslararası mahkemede yargılanması için gayret göstermeye çalıştık. Raporu, bu haftadan itibaren Türkiye’deki alakalı kurum ve kuruluşlar ile dünyadaki bütün insan hakları kurumlarına, ombudsmanlara ve insan hakları müdafaa edicilerine göndereceğiz. Avrupa Birliği ülkelerinin meclislerinin insan hakları komisyonlarına göndereceğiz. Ayrı olarak tabii Azerbaycan’a da göndereceğiz. İnsanlık ve insan hakları yerine sorumluluğumuzu yerine getirmeye çalıştık. Bundan sonrası uluslararası diğer kurumların işi. Bu suçları işleyenleri, sivilleri katledenleri, Cenevre Sözleşmesi’ne, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve İnsan Hakları Global Bildirgesi’ne ters davrananları yargılamak için savcıların, mahkemelerin önüne çıkarmak, elbette başkalarının da sorumluluğundadır. Bize düşen görev bunları kayıt altına almaktır.”

 

Okumaya devam et.
Yorum için tıkla

Cevap bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Böyle rahatlık görülmedi! Polis her yerde onu aradı ama…



Kaza saat 20.30 sıralarında TEM Ümraniye Çakmak Köprüsü altında meydana geldi. Yoldan geçen vatandaşlar yol kenarında takla atarak yan yatmış vaziyette duran bir otomobil fark etti. Derhal desteğe koşan vatandaşlar otomobilin kapılarının kilitli ve içinde kimsenin olmadığını fark etti. Bir taraftan çevrede sürücüyü arayan vatandaşlar bir taraftan da itfaiye ve polis ekiplerine haber verdi. Haber verilmesi üstüne vaka yerine itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri otomobilin bulunmuş olduğu çevrede arama yapmış oldu. Sadece sürücüye ilişik herhangi bir iz bulunamadı.

“YOL KAYGANDI, ARABA KAYDI TAKLA ATTI”

Polis ekipleri 06 TUV 97 plakalı otomobilin plaka bilgilerinden otomobilin sahibine ulaştı. İsmi öğrenilemeyen otomobil sahibi kaza yaptıktan sonrasında aracı kilitleyip eve gittiğini söylemiş oldu. Polis otomobili kendisinin kullandığını söyleyen kişiyi vaka yerine çağırdı. Başka bir araçla vaka yerine gelen otomobilin sahibi, “Yol kaygandı, araba kaydı, takla attı. Arabada tek başıma bulunuyordum, polis arkadaşlar beni eve yönlendirdi” şeklinde konuştu.

Kazada hasar görerek kullanılamaz hale gelen otomobil vaka yerine gelen vinç yardımıyla çekiciye yüklenerek otoparka kaldırıldı.

class=”cf”>

Polis kaza ile ilgili soruşturma başlattı.


Okumaya devam et.

Gündem

AKP’li isimden yine skandal paylaşım: İYİ Partili vekile hakaret


AKP’li Mehmet Ardıç, toplumsal medyada hakaretlerine her geçen gün bir yenisini ekliyor.

ÖNCE İBB’YE HAKARET

Kültür Bakanlığı kontrolündeki Galata Kulesini İBB’de zanneden Ardıç, “Bu işte bi i..nelik var gibi, mesaj kime ibb?” diyerek, hakaretler yağdırmıştı.

Galata Kulesi’nin İBB’de olmadığını öğrenen Ardıç, bu paylaşımı silmek mecburiyetinde bırakılmıştı.

 BAŞÖRTÜLÜ KADINA HAKARET

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Boğaziçi Üniversitesi’ne Melih Bulu’yu rektör olarak ataması sonrasında kampüsteki protesto gösterilerine başörtülü olarak katılan Buse Büyükkeskin’i hedef gösteren Mehmet Ardıç, “Ajans yine bir vitrin mankeni bulmuş” sözleri ile hakaret etmişti. 

Ardıç’ın bu hakaretlerine cevap veren genç hanım ise “Vitrin mankeni değil sizin gibi zihniyetlere karşı okulumu savunan bir Boğaziçiliyim. Mahkemede görüşürüz” diye cevap vermişti. 

ŞİMDİ DE VEKİLE HAKARET

Mehmet Ardıç, şimdi de İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan’ı hedef aldı. Türkkan’ın “Askıda aşı var mı?” ifadesine cevap veren Ardıç, “Baytara sor Lütfücüm” diyerek hakaretlerine bir yenisini ekledi.


Okumaya devam et.

Gündem

KKTC’de kısmi sokağa çıkma yasağı yürürlüğe giriyor




Başbakan Ersan Saner başkanlığından toplanan Bakanlar Kurulunda, Kovid-19 vakalarında yaşanmış olan artış sebebiyle ek tedbirler alındı.


Toplantının peşinden açıklamalarda bulunan Saner, tüm dünyada olduğu şeklinde KKTC’de de pandemi sebebiyle bazı sıkıntılar yaşandığını, olay sayılarının 30’lu sayılara yaklaşması yüzünden muhteşem toplandıklarını söylemiş oldu.


Saner, esas hedeflerinin halkın sağlığını korumak bulunduğunun altını çizerek, ekonominin de çarklarını döndürmek istediklerini açıkladı.


Saner, 17 Ocak’tan 25 Ocak’a kadar 22.00-05.00 saatleri içinde sokağa çıkma yasağı uygulamasının yürürlükte olacağını belirtti.


Düzgüsel şartlarda ara tatilin 18 Ocak’ta sona erdiği ve bu tarihten itibaren açılması planlanan ilk ve ortaöğretim okullarında ara tatilin 22 Ocak’a kadar uzatıldığını kaydeden Saner, okulların açılması mevzusunun 22 Ocak’ta Bulaşıcı Hastalıklar Üst Kurulu ile istişare edilerek tekrardan değerlendirileceğini söylemiş oldu.


Saner, kamu çalışanlarının maaşına ocak, şubat ve mart aylarında yaşam pahalılığı artışının uygulanmayacağını, bu ödemelerin sonrasında yapılacağını ve bu kaynak ile gerçek sektörün destekleneceğini deklare etti.


Türkiye’den 14 Ocak’ta 20 bin doz aşının KKTC’ye geldiğini ve başta sıhhat çalışanları olmak suretiyle aşılamanın başladığını hatırlatan Saner, “Sağlık Bakanımızdan, şu anda aşı yaptırmak için çok ciddi rakamlarda müracaat olduğunu öğrendim. Dünyada aşı sıkıntısı yaşanırken, ana vatan bize bu aşıları göndererek, yavru vatana verdiği önemi göstermiştir.” dedi.


Saner, aşıların KKTC’ye gönderilmesinde alın teri döken başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve Sıhhat Bakanı Fahrettin Koca olmak suretiyle Türkiye yetkililerine teşekkür etti.


(AA)





Okumaya devam et.

Facebook

Popüler

Python örnek projeler deneme bonusu veren siteler