Connect with us

Gündem

CHP, internet gazeteciliği için Mecliste komisyon önerdi


CHP, web medyasının ve online habercilik icra eden basın emekçilerinin problemlerine yönelik TBMM’de araştırma komisyonu kurulmasını teklif etti.

İnternet gazeteciliği için daha ilkin iki kanun teklifi hazırlayan CHP Milletvekili Mahmut Tanal, milletvekili dostlarıyla beraber web medyasının ve online habercilik icra eden basın emekçilerinin problemlerine yönelik TBMM’de araştırma komisyonu kurulmasını teklif etti.

Gerekçede, “2021’in Türkiye’sinde internet medyasının yasal çerçeveden yoksun olması, TBMM için bir utanç kaynağıdır. İnternet gazeteciliği, hız demektir. Ancak Meclis, düzenleme konusunda kaplumbağa hızı ile hareket ediyor” denildi.

“GAZETECİLİK BAŞ DÖNDÜREN BİR HIZLA DİJİTALLEŞTİ”

Mahmut Tanal ve milletvekili arkadaşlarının imzasıyla sunulan Meclis Araştırması önergesinin gerekçesinde, netin ve teknolojik imkanların yaygınlaşmasının, gazetecilik için de yeni bir devrin başlangıcı oldu belirtilerek “1990’lı yılların sonlarına doğru Türkiye’de yaygınlaşmaya başlayan bir internet medyası gerçeği karşımızda duruyor. 2000’li yıllardan itibaren gazetecilik baş döndüren bir hızla dijitalleşti. Akıllı telefonlardan, tabletlerden, bilgisayarlardan tek tuşla her türlü habere ücretsiz erişim imkanına kavuşuldu” denildi.

İnternet haberciliğinin süratli gelişiminin geleneksel, konvansiyonel medya olarak malum gazete, mecmua ve TV’leri de etkileyip dönüştürdüğünün vurgulandığı gerekçede, “Yazılı ve görsel medya, internet yayıncılığına zamanla ayak uydurdu. Gazete ve TV’ler, kendi resmi web sitelerinden bağımsız internet haber portallarıyla rekabete tutuştu. Değişim konusunda en katı kurallara sahip basılı gazeteler bile üretilen haberleri, yazıları online ortamda sunmak zorunda kaldı” denildi.

“İNTERNET MEDYASININ YASADAN YOKSUN OLMASI TBMM İÇİN UTANÇ KAYNAĞI”

Bugün Türkiye’de bağımsız haber siteleri, gazete, tv ve dergilerin web siteleriyle beraber online habercilik icra eden dijital gazete sayısının 10 binleri bulduğunun aktarıldığı gerekçede, şu şekilde devam edildi:

“Fazla bir maliyet gerektirmeyen internet gazeteciliği hızla yaygınlaşmaya devam ederken, online haberciliğin halen yasal bir zemine oturtulmaması, büyük bir sorun ve kayıp olarak karşımıza çıkmaktadır. Önümüzde duran gerçekliğe rağmen internet gazeteciliğinin halen Basın Kanunu kapsamına alınmaması, diğer gerekli yasal düzenlemelerin yapılmaması, internet ortamında habercilik faaliyeti yürüten, bireylerin haber alma hakkına yönelik emek ve mesai harcayan fedakar basın mensuplarının, muhabirlerin, internet haber editörlerinin mağduriyetini katlamaktadır. 2021’in Türkiye’sinde internet medyasının yasal çerçeveden yoksun olması, TBMM için, parlamento üyeleri için bir utanç kaynağıdır. İnternet gazeteciliği demek, zamanla yarışmak, hızlı olmak demektir. Ancak üzülerek görülüyor ki Meclis, internet medyası yasası konusunda gerekli adımları atmada deyim yerindeyse kaplumbağa hızı ile hareket etmektedir.”

“EDİTÖRLER ÖZLÜK HAKLARINDAN MAHRUM KALIYOR”

İnternet gazetecisi olmanın, her açıdan donanımlı olmayı gerektirdiğine işaret edilen gerekçede, “Bir internet haber editörü/muhabiri; hem gazete hem televizyon hem dergi hem radyo hem de internet formatında haber yazabilecek, hazırlayabilecek, sunabilecek bir yatkınlığa sahip olmak zorundadır. Mesai mevhumu gözetmeden çalışan, pratik şekilde içerik üreten internet medyası editörleri, muhabirleri, yasal boşluk nedeniyle özlük haklarından mahrum kalmakta, emeklerinin karşılığını alamamaktadır” denildi.

“GELENEKSEL MEDYADAN AYRILAN GAZETECİLER AĞIR BEDEL ÖDÜYOR”

İşsiz kalan, geleneksel medya ile yolları ayrılan deneyimli gazetecilerin, web medyasını bir kurtuluş kapısı olarak gördüğüne işaret edilen gerekçede, “Geleneksel medyada yetişen çok sayıda tecrübeli gazeteci, fazla bir yatırım gerektirmeyen internet gazeteciliğiyle mesleklerini özgürce icra edebilmeyi, seslerini duyurabilmeyi, az da olsa alınabilecek reklamlarla yaşamlarını idame ettirebilmeyi, eve ekmek götürebilmeyi hedeflemektedir. Ancak internet medyasına ilişkin yasal düzenlemelerin bir türlü hayata geçirilmemesi, geleneksel medyanın dışına itilen basın emektarlarının da ağır bedeller ödemesine yol açmaktadır” ifadelerine yer verildi.

“ARTIK KAYBEDİLECEK ZAMAN YOK”

Gerekçede son olarak “Bu sebeplerle, internet gazetecilerinin özlük haklarının, Basın Kanunu çerçevesinde görev yapan medya mensuplarının hakları ile eşitlenmesi, online habercilikle uğraşanların sarı basın kartı almaları, haber sitelerinin resmi ilanlardan yararlanabilmeleri, Basın Kanunu’nda internet gazeteciliğine de yer verilmesi hayati önemdedir. Artık kaybedilecek zamanın olmadığının farkına varılmalıdır. TBMM’nin 27. Dönemi’nde internet medyasının karşılaştığı sorunlar çözüme kavuşturulmalı, sektörün gelişmesini, güçlenmesini, kurumsallaşmasını engelleyen, kısıtlayan etkenler ortadan kaldırılmalıdır” çağrısı yapılmış oldu. EVRENSEL


Okumaya devam et.
Yorum için tıkla

Cevap bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

TBMM Başkanı Şentop’tan ’28 Şubat’ mesajı


class=”cf”>

TBMM Başkanı Şentop, Twitter hesabından yapmış olduğu açıklamada, 24’üncü yıldönümünde, 28 Şubat darbesinin faillerini, taşeronlarını, işbirlikçilerini lanetle andığını, mağdurlarını, mazlumlarını selamladığını bildirdi. 28 Şubat darbesinin milleti ve iradesini hedef alması bakımından darbecilik geleneğinin karanlık örneklerinden birisi bulunduğunu belirten Şentop, şunları kaydetti:

“Milletimizin basireti ve sağduyusu bütün çatışma ve kaos beklentilerini boşa çıkarmış, ’28 Şubat bin yıl devam edecek’ sözünde ruhunu bulan millî irade karşıtlığı, 2002 seçimleriyle ağır bir yenilgiye uğramıştır. Türlü türlü kisvelere ve suni gerekçelere dayandırarak, sandıktan çıkmadan iktidar olmayı, millî iradeye ait gücü gaspetmeyi hedefleyenler, Türkiye’nin refahına, kalkınmasına ve milletin değerlerine karşı işledikleri suçlar dolayısıyla tarihe birer kara leke olarak geçeceklerdir. 28 Şubat darbesinin yıl dönümü vesilesiyle bir kez daha memnuniyetle belirtmek isterim ki, milletimizi terbiye edilecek bir sürü, demokrasiyi de lüzumsuz bir ayak bağı olarak görenler, milletimizin direnci ve şuuru sayesinde tasfiye olmuşlardır. Türkiye’nin ve demokrasimizin teminatı, 28 Şubat ve 15 Temmuz darbeleri başta olmak üzere bütün müdahalelere karşı iradesine sahip çıkan, ülkesinin geleceğini demokraside gören asil milletimizin bizatihi kendisidir.”


Okumaya devam et.

Gündem

Gizlilik sözleşmesi tartışmaları devam eden WhatsApp, yeni özelliğini duyurdu: ‘Gözleriniz için’



WhatsApp’ın Twitter üstünden meydana getirilen paylaşımda videolara yeni bir özellik geldiği duyuruldu.

Söz mevzusunda paylaşımda şu ifadeler kullanıldı:

“Kulaklarınız için değil, gözleriniz için. Artık videolarınızı durumunuza eklemeden veya sohbetlerinizde göndermeden önce sesini kapatabilirsiniz. Sadece Android’de mevcut.”

GİZLİLİK SÖZLEŞMEŞİ TARTIŞMALARI DEVAM EDİYOR

Son olarak firmanın yapmış olduğu açıklamalara nazaran, 15 Mayıs’a kadar veri paylaşımıyla ilgili gizlilik sözleşmesini kabul etmeyen kullanıcılar ileti gönderemeyecek ya da alamayacak. Bu kullananların hesapları “aktif olmayan hesap” olarak tanımlanacak.

Etken olmayan hesapların da 120 gün sonrasında silinebileceği belirtiliyor.

WhatsApp’ta arama ve bildirimler 15 Mayıs’tan sonrasında “kısa bir süre” daha çalışmaya devam edecek.

Sadece teknoloji haberleri sitesi TechCrunch bu sürenin yalnız “birkaç hafta”yla sınırı olan olacağını yazdı.

WhatsApp gizlilik sözleşmesini Ocak’ta güncellemişti.


Okumaya devam et.

Gündem

İsmail Saymaz ‘Hatay’ın kara kutusu’nu yazdı: ‘Susurluk kazasını andırıyor’


Sözcü Gazetesi yazarı İsmail Saymaz, Suriye iç cenginde adı karmaşık ilişkileri sebebiyle sık sık gündeme gelen, Reyhanlı Katliamı ile IŞİD’iın Niğde saldırısında adı geçen 54 yaşındaki Heysem Topalca’nın, trafik kazasında öldüğünün ortaya çıkmasına köşesine taşıdı.

İsmail Saymaz, “Topalca, Suriye’de 2011’de başlayan iç savaşın Türkiye sınırındaki kara kutusu olarak biliniyordu. AK Parti’nin Esad’ın devrilmesini önceleyen hatalı dış politikasından ötürü eleğe çevrilmiş olan bu sınırın cihatçı otobanı gibi kullanılmasında ve Suriye’deki şeriatçı militanların yasa dışı şekilde Türkiye’ye geçmesinde kilit rol aldı.” ifadelerini kullandı.

 

İsmail Saymaz’ın haberi şu şekilde oldu:

Hatay’da, sekiz Suriyelinin içinde bulunmuş olduğu vasıta 10 Şubat akşamı Karapınar-Konya yolunda hızla seyrederken, önündeki TIR’a çarptı. Çarpışmanın etkisiyle hurdaya dönen vasıta savrulup takla attı. Aracı kullanan dahil üç şahıs can verdi.

Sürücü, Lazkiyeli bir Türkmen olan Heitem Topaljeh’di.

Türkiye’de cc diye biliniyordu.

 

Topalca, 2012’de babası, beş kardeşi ve onların ailelerini Yayladağ’a yerleştirmişti.

Bir ayağı Hatay’da, diğeri Suriye’deydi.

Sınırın kara kutusuydu.

IŞİD’in Türkiye’de gerçekleştirdiği ilk terör eyleminden bu yana aranıyordu.

NİĞDE SALDIRISI

Niğde’nin Ulukışla kazasından geçen Adana-Ankara otoyolunda, 20 Mart 2014 sabahı jandarmanın yol çevirmesi vardı. Hatay’dan İstanbul’a giden bir taksi durduruldu. Takside, İstanbul’da bir bombalı fiil gerçekleştirmek suretiyle Suriye’den Türkiye’ye geçen, ağır silahlar ve bombalarla yüklü çantalarla gezi eden üç IŞİD’çi vardı.

Adları; Benyamin Xu, Çendrim Ramadani ve Mohammad Zakiri’ydi.

Üç IŞİD’çi araçtan inerek Kalaşnikof marka silahlarını çekti ve jandarmaların üstüne el bombası attı. Bir çavuş, bir polis ve bir sivil şehit düştü.

Üç IŞİD’çi sağ yakalandı.

SAVAŞTAN ÖNCE MAZOT, SONRA İNSAN

Türkiye-Suriye sınırının cihatçı otobanına döndüğünün en açık kanıtı, Xu’daki bir not parçasında yazılı cep telefonu numarasıydı. Bu numara, Topalca’ya aitti.

Topalca, savaştan ilkin bir ülkeden diğerine hayvan, mazot ve çay kaçakçılığı yapıyordu. Savaştan sonrasında aynı güzergahta cihatçı, tabanca ve araç-gereç taşıdı.

Cihatçılar içinde Niğde’de yakalanan üç IŞİD’çi de vardı. Onları Reyhanlı’da karşılayıp hususi araçla sınırdan geçiren, Topalca’ydı.

Benyamin Xu, “Sınırda Topalca’nın görevlilerle samimi ve ilişkilerinin iyi olduğunu” düşünmüştü.

SİLAH KAÇAKÇILIĞI

Topalca, Suriye ordusunun müdahalesi sebebiyle ülke içinde taşınamayan silahları öncelikle Hatay’a yerleştirip bir başka sınır noktasından tekrardan Suriye’ye gönderiyordu.

Mesela, Yayladağ’ın Güveççi Jandarma Sınır Karakolu’nun ilerisinde 100’er tüfekten oluşan 8-10 kasalık silahı Suriyelilerin yardımıyla araca yükleyip Nişrin Köyü’ne geldiler. Silahları indirmeden jandarma yetişti. Gözaltına alınmalarına karşın, iyi mi olduysa Topalca bırakıldı. Topalca, Adana’da 2013’te araçta yakalanan roket başlıklarından da görevli tutuluyordu.

IŞİD’e tutsak düşmüş olduğu de oldu.

Suriye’ye haber için giden gazeteci Bünyamin Aygün ile Kasım 2013’te IŞİD tarafınca alıkonulup özgür bırakıldı.

TÜRKMEN TUGAYI

Topalca, kurduğu Türkmen Tugayı ile Suriye ordusuna karşı savaştı.

Yayladağ ayağında ‘Ömer’ adını kullanan kardeşi Ghassam Topaljeh ile bir başka Suriyeli Türkmen olan Ayhan Orli vardı.

Ulukışla saldırısı sonrası Niğde Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararıyla meydana getirilen telefon dinlemelerine gore Orli, bazen Suriye’ye geçerek, savaşıyordu. Ayhan Orli, yereldeki görevlilerin göz yumması ile Ahrar’u Şam adlı örgütün sorumlusunu ve daha nicesini Türkiye’ye geçirdi.

HATAY’IN SUSURLUK’U

Topalca’nın öldüğü trafik kazası 25 yıl önceki Susurluk kazasını çağrıştırıyor. DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat  Nahiye, Güvenlik Müdürü Hüseyin Kocadağ ve devlet tarafınca aranan Abdullah Çatlı’nın içinde bulunmuş olduğu vasıta, 3 Kasım 1996’da bir kamyona çarpmıştı. Kocadağ ve Çatlı’nın öldüğü bu kaza, derin devletin sırlarına da gömüt olmuştu.

Topalca, Suriye’de 2011’de süregelen iç savaşın Türkiye sınırındaki kara kutusu olarak biliniyordu. AK Parti’nin Esad’ın devrilmesini önceleyen hatalı dış politikasından dolayı eleğe çevrilmiş olan bu sınırın cihatçı otobanı benzer biçimde kullanılmasında ve Suriye’deki şeriatçı militanların yasa dışı şekilde Türkiye’ye geçmesinde kilit rol aldı.

Tabanca geçirdi, cihatçı götürdü.

Çatlı benzer biçimde, arandığı ve aranırken Türkiye’de olmasına rağmen yakalanmadı.

Öldüğü kazada bile yanında yedi Suriyeli vardı. Kim bilir Türkiye’ye ne şekilde gelmişlerdi.

Topalca, hesap vermeden ve sırrını anlatmadan gitti.


Okumaya devam et.

Facebook

Popüler

Python örnek projeler deneme bonusu veren siteler