Connect with us

Gündem

Ayrılık iddiası Galatasaray’ı karıştırdı, Galatasaray taraftarı Terim’in evinin önünde toplandı


Süper Lig’de şampiyonluk mücadelesi veren Galatasaray, pazar günü önder Beşiktaş’a konuk olacak. Sadece sarı kırmızılı camiada gündem bu tehlikeli sonuç derbi değil. Gündem teknik direktör Fatih Terim’in yapmış olduğu çarpıcı açıklamalar ve buna karşı Mustafa Cengiz yönetiminin alacağı tutumun nasıl sonuçlanacağı…

Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim’in, Yeni Malatyaspor ile oynanan Ziraat Türkiye Kupası maçından sonrasında yapmış olduğu açıklamaları büyük ses getirdi. Terim, “Transfer ayı. Herkes yazarken her yerde konuşulurken bir şey yok, ben söylerken mi var? Doğrusu bu. O konular çok uzun ama bugün, çok derin bir yalnızlık hissettim. Ben burada kişilere, gruplara değil. Galatasaray’a sözüm var. Galatasaray’a emeğim var. O sözüm de Galatasaray’a. Zaten mayıs ayında hem sözüm hem kontratım bitiyor. Bu mayısta. Onun için sözüm sözdür. Sözümde durmaya devam edeceğim. O yüzden canımız sağ olsun. Canınınız sağ olsun” sözleri yönetime oldukça net bir bildiri olarak görüldü.

Terim’in açıklamalarını “Mayıs’taki seçimde bu yönetim varsa ben yokum” şeklinde okuyan yorumcular da oldu.

Peki Terim’in açıklamalarının yönetim cephesinde yansımaları ne olacak? Onun yanıtını yarın en üst makam; doğrusu başkan Mustafa Cengiz bizzat açıklayacak. Cengiz yarın 14.00’te bir basın toplantısı düzenleyecek. Cengiz’in toplantı düzenleyeceği haberiyle beraber kulisler de derhal kaynamaya başladı. “Cengiz, Terim ile yollarını ayıracak”tan  tutun da “B planı Sumudica”ya kadar inanılmaz iddialar konuşulmaya başlandı.

Bilhassa Sumudica iddiası bazı kurultay üyeleri tarafınca toplumsal medyada dile getirildi.

Bu gelişmelerin arkasından bine yakın Galatasaray taraftarı Fatih Terim’in Tarabya’daki evinin önünde toplanıp, “Yönetim istifa, Terim’le sonsuza..” diye tezahürat yapmış oldu.


Okumaya devam et.
Yorum için tıkla

Cevap bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

Fahrettin Koca, aşı haritasını paylaştı


Sıhhat Bakanı Fahrettin Koca, Twitter hesabından yapmış olduğu paylaşımda, Türkiye’de iller bazında aşı dağılımını ileterek, “1 milyon 200 binden fazla kişi şu ana kadar aşı oldu. Türkiye’de iller bazında aşı dağılımını görebilirsiniz. Pazartesi gününden itibaren bunu canlı olarak takip edebileceksiniz. En çok sağlık çalışanımızın bulunduğu İstanbul’da 224 binden fazla kişi aşı oldu” ifadelerini kullandı.

İŞTE O HARİTA:


Okumaya devam et.

Gündem

Çılgın Sayısal Loto sonuçları açıklandı! Çılgın Sayısal Loto sonuç ekranı millipiyangoonline’da



Deli Sayısal Loto çekilişleri Pazartesi, Çarşamba ve Cumartesi günleri olmak suretiyle haftanın 3 günü saat 21:30’da düzenleniyor.

ÇEKİLİŞ SONIÇLARINI ÖĞRENMEK İÇİN TIKLAYINIZ

ÇILGIN SAYISAL LOTO NASIL OYNANIR?

Deli Sayısal Loto, 1’den 90’a kadar olan sayılar arasından 6 tanesini seçerek kolon oluşturmana dayalı bir oyun. Kolonlarında minimum 2, en fazla ise 6 tane sayı bilirsen değişik miktarlarda ikramiye kazanabilirsin.

Deli Sayısal oynamak için, www.millipiyangonline.com yada Ulusal Piyango uygulamasından profil oluşturup online kupon doldurabilirsin. Ek olarak Ulusal Piyango satış bayilerinden Deli Sayısal Loto kuponunu oluşturarak, oyun oynayabilirsin.

Her çekilişte küre içindeki 90 numara içinden 6 numara + 1 numara (Joker) çekilir. Joker sayısı olarak çekilen 6 sayıdan sonrasında 1 sayı çekilir. Bu sayı kenara koyulur ve bir sonraki çekilişe dahil edilmez.

Kazanma oranı ise oynadığın kolon ve bildiğin numara adedine göre farklılık gösterir:

class=”cf”>

Birinci kategori olan “6 bilen”, kazanan kombinasyonun 6 rakamının tamamının doğru tahmin edilmiş olduğu kombinasyonlardır. 6 bilenler büyük ikramiyeyi kazanır.

İkinci kategori olan “5+1 bilen”, kazanan kombinasyonun 5 rakamının doğru tahmin edilmiş olduğu ve 6’ıncı rakamın “Joker” rakamına eşit olduğu kombinasyonlardır.

Üçüncü kategori olan “5 bilen”, kazanan kombinasyonun 5 rakamının doğru tahmin edilmiş olduğu sadece 6’ıncı rakamın “Joker” rakamından değişik olduğu kombinasyonlardır.Dördüncü kategori olan “4 bilen”, kazanan kombinasyonun 4 rakamının doğru tahmin edilmiş olduğu kombinasyondur.

Beşinci kategori olan “3 bilen”, kazanan kombinasyonun 3 rakamının doğru tahmin edilmiş olduğu kombinasyonlardır.

Altıncı kategori olan “2 bilen”, kazanan kombinasyonun 2 rakamının doğru tahmin edilmiş olduğu kombinasyonlardır.

Kuponları kendin doldurabilir, evvelde oynanmış hazır bilet satın alabilir yada “Sen Seç” ile terminalden rastgele sayı seçtirebilirsin.

Deli Sayısal Loto çekilişleri her hafta Pazartesi, Çarşamba ve Cumartesi günleri yapılır. Deli Sayısal Loto çekilişlerini Ulusal Piyango’nun resmi YouTube Kanalı üstünden canlı olarak izleyebilirsin.

Oynadığın her kolon bir tek 3 TL’dir.

class=”cf”>

18 yaşından büyük olan hepimiz Deli Sayısal Loto oynayabilir.


Okumaya devam et.

Gündem

Bakan Akar’dan ‘Yunanistan’ açıklaması




MİLGEM Projesi’nin 5’inci gemisi olan İstanbul Fırkateyni‘nin Denize İniş Töreni ve Pakistan MİLGEM Korvet Projesi 3’üncü Vapur İlk Kaynak Töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılımıyla İstanbul Tersane Komutanlığında gerçekleştirildi.


Törende konuşan Ulusal Müdafa Bakanı Hulusi Akar, risk, tehdit ve tehlikelerle karşı karşıya olan bölgede Türkiye’nin ve 83 milyonun güvenliğini sağlamak için müdafa sanayisi çalışmalarının küresel gelişmelerin gerektirdiği şekilde ilerletilmesini elzem olarak nitelendirdi.


Son dönemdeki gelişmelerin Türkiye’nin müdafa sanayisinde tüm ülkelerden daha oldukça ehemmiyet vermesi ve bu alanda kuvvetli olması icap ettiğini açıkça gösterdiğini aktaran Akar, müdafa sanayisinde üstünde durulması ihtiyaç duyulan en mühim hususu ise dışa bağımlılık olarak dile getirdi.


Dışa bağımlı bir müdafa anlayışını Türkiye’ye dayatmak için en zor zamanlarda çıkarılan engellerin, gizli saklı ve açık ambargoların toplumsal hafızadaki yerini hala koruduğunu vurgulayan Akar, “Ülkemize yönelik bu çabaların bugün de devam ettiğini esefle görüyoruz fakat bunlar beyhude çabalardır.” diye konuştu.


Dışa bağımlılığı ortadan kaldıran, kendi kaynaklarını azami seviyede kullanan yerli ve ulusal bir müdafa sanayisine haiz olmayı öncelikli hedefleri olarak tanımlayan Akar, “Zatıdevletlerinin liderliğinde etki ve ilgi alanı her geçen gün genişleyen ve uluslararası ilişkilerde artık bir özne haline gelen ülkemiz, savunma alanında da gösterdiğiniz ve teşvik ettiğiniz bu hedefe azim ve kararlılıkla ilerlemektedir.” dedi.


“Yerli ve milli imkanlarla üretilen silah sistemlerimizin katkısı büyüktür”


Orduların yegane gayesinin zafere ulaşmak bulunduğunu vurgulayan Akar, zafere kısa yoldan erişebilmek için temel ihtiyacın yüksek teknoloji ürünü tabanca sistemleri bulunduğunu söylemiş oldu. Akar, özverili ve kahraman Mehmetçiği, yüksek teknoloji ürünü yerli ve ulusal tabanca sistemleriyle buluşturmak için var güçleriyle çalıştıklarını belirterek “Çok şükür bu gayretlerimizin meyvelerini de topluyoruz. MİLGEM Projesi kapsamında üretilen muharip gemilerimizle bir yandan deniz gücümüzü arttırırken aynı zamanda deniz hava gücümüzün imkan ve kabiliyetlerini de geliştiriyoruz. Bu çerçevede geçtiğimiz ay envantere giren P-72 deniz karakol uçağımız, Deniz Kuvvetlerimizin gözü, kulağı olarak mavi vatanımızda görevine başlamıştır.” ifadelerini kullandı.


Geçmişte piyade tüfeğini dahi yurt dışından tedarik eden Türkiye’nin artık Ulusal Piyade Tüfeğini, kendi harp gemilerini, fırkateynlerini, İHA/SİHA’larını, Fırtına obüslerini, ÇNRA’ları, Atak helikopterlerini, akıllı duyarlı cephanelerini tasarlayıp inşa, yapım ve ihraç seviyesine geldiğini dile getiren Akar, şu şekilde konuştu:


“Bugün TSK, yerli ve milli imkanlarla üretilen harp silah, araç, gereç ve mühimmatı etkin bir şekilde kullanarak sahada büyük başarılar elde etmiştir ve etmektedir. Terörle mücadele kapsamında yurt içi ve sınır ötesinde büyük başarıyla icra edilen harekatlarda, Doğu Akdeniz’de ve Ege’de hak, alaka ve menfaatlerimizin kararlılıkla korunmasında ve TSK’nın dünyanın birçok coğrafyasında üstlendiği görevleri başarıyla yerine getirmesinde yerli ve milli imkanlarla üretilen silah sistemlerimizin katkısı büyüktür. Türk yapımı silah sistemlerinin etkinliği, yakın zamanda Azerbaycanlı kardeşlerimizin öz topraklarını işgalden kurtarma mücadelesinde de en açık şekilde görülmüştür. Kahraman Azerbaycan ordusu ‘Tek Vatan Harekatı’nı büyük bir başarıyla icra ederek öz topraklarını 30 yıldır devam eden Ermenistan işgalinden yerli ve milli silah sistemlerimizin de katkısıyla 44 günde kurtarmıştır. Bugün, tüm dünyada yerli ve milli silah sistemlerimizin harekatın seyrine yönelik belirleyici etkileri konuşulmakta ve dikkatle takip edilmektedir. Direktifleriniz doğrultusunda kamu, vakıf şirketleri, özel sektör ve üniversiteler ciddiyet, samimiyet, diyalog ve koordinasyon içerisinde çalışarak, topyekun emekle, çok daha ileri seviyelere ulaşacağımıza inanıyoruz.”


“Üç devlet, tek yürek anlayışı…”


Müdafa ve güvenlik alanında kapsamlı ve etkin çalışmaların yapılması, iş birliklerinin tesis edilmesi, ortak projeler yürütülmesi ve deneyimlerden karşılıklı olarak istifade edilmesinin, ülkelerin orta ve uzun vadeli kazanımları açısından mühim bulunduğunu özetleyen Akar, “Bu bağlamda, tasarımdan üretime MİLGEM projesinde elde edilen tecrübenin Pakistanlı kardeşlerimizle paylaşılması, ülkelerimiz adına büyük ve önemli bir kazanım olacaktır.” dedi.


Bu karşılıklı deneyim paylaşımını zaman içinde birçok alanda görmenin mümkün olacağını ifade eden Akar, “Bu şekilde bölgesel ve küresel düzeydeki iş birliğimiz daha da güçlenecektir.” diye konuştu.


Türkiye ile Pakistan’ı coğrafi olarak uzak olsa da kardeşlik bağları yardımıyla oldukça yakın iki ülke olarak nitelendiren Akar, iki ülke arasındaki birçok alanda kuvvetli iş birliği ve dayanışmaya dikkati çekti. Akar, “Keşmir başta olmak üzere Türkiye-Pakistan dayanışması, yalnızca ikili meselelerle sınırlı kalmamış, Karabağ meselesinde de üç ülke tek yürek olmuştur. Pakistanlı kardeşlerimizin ‘üç devlet, tek yürek’ anlayışıyla Azerbaycan Türkünün haklı mücadelesine, davasına verdiği destek, bizler için çok anlamlı ve kıymetlidir.” değerlendirmesini yapmış oldu.


“Objektif davranmalarını bekliyoruz”


Bölgesel ve küresel düzeydeki iş birliğini, yalnız Pakistan benzer biçimde dostlarla değil bununla beraber komşular ve müttefiklerle de daha ileriye taşıma gayretinde olduklarını vurgulayan Bakan Akar, şunları kaydetti:


“Herkes bilmelidir ki bizler, bölgemizde ve dünyada savaş değil barış, çatışma değil diyalog, çifte standart değil adalet, üstünlük değil eşitlik, sömürü değil iş birliği istiyoruz ve bunun için çalışıyoruz. Bugüne kadar bölgemizde ve gönül coğrafyamızda yaşayan masum ve mazlumların uğradıkları zulme ve haksızlığa, akan kan ve gözyaşına kayıtsız kalmadıysak, 4 milyon Suriyeli kardeşimize ev sahipliği yapıyorsak, dünyada mutlak olarak birinci sırada en fazla insani yardımı biz yapıyorsak, yurt içinde, mavi vatanımızda Kıbrıs’ta, Irak’ta ve Suriye’de mücadele ediyorsak, Azerbaycan’da, Libya’da, Somali’de, Sudan’da, Afganistan’da, Bosna Hersek’te, Kosova’da, Katar’da ve daha birçok yerde bulunuyorsak, insani ve ahlaki değerler ile uluslararası hukukun üstünlüğünü savunduğumuz, hak, alaka ve menfaatlerimizi koruma azim ve kararlılığında olduğumuz içindir. Her ne pahasına olursa olsun bu değerleri savunmaktan ve uluslararası hukuk çerçevesinde haklarımızı korumaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Komşularımızdan ve müttefiklerimizden de bizim bu gayretlerimizi, hassasiyetlerimizi ve ülkemizin güvenliğini sağlama yönünde aldığımız tedbirlerin bir hukuk ve egemenlik meselesi olduğunu anlamalarını ve objektif olmalarını bekliyoruz.”


“Yunanistan ile ilişkilerimiz…”


“NATO’nun güçlü bir üyesi olan Türkiye’ye yönelik müttefiklik ruhuna uymayan bazı ulusal kararların da muhataplarımız tarafından yeni dönemde tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini değerlendiriyoruz.” diyen Akar, şu şekilde devam etti:


“Özellikle, Yunanistan ile ilişkilerimizde her zaman dostluk ve iyi komşuluk ilişkilerinden yanayız. Karşılıklı yapacağımız görüşmelerle meselelerin hak, hukuk ve hakkaniyet çerçevesinde ele alınmasını ve bir çözüme ulaşılmasını umuyoruz. Özel coğrafi koşulların hakim olduğu yarı kapalı Ege Denizi’nde ülkemizin hayati hak ve menfaatleri vardır. Bu denizde kara sularının hem ülkemizin hem üçüncü ülkelerin seyrüsefer serbestisini ve açık denizlere erişimi kısıtlayacak şekilde tek taraflı olarak genişletilmemesi gerektiği konusundaki tutumumuz bellidir. Bu tutumumuzda bir değişiklik yoktur. Bu kapsamda komşumuzdan beklentimiz, Türkiye’nin Ege’de, Doğu Akdeniz’deki hakkına, hukukuna saygı göstermesi ve birtakım yanlış anlaşılmalara sebep olabilecek açıklama ve eylemlerden artık vazgeçmesi ve kaçınmasıdır.”


“Denizleriniz sakin, pruvanız neta olsun”


Toplumları ayakta tutan bazı dinamiklerin olduğuna, kadim ve kuvvetli bir tarih, ortak bir ruh ve varlıklı bir medeniyetin bunların içinde yer aldığına işaret eden Akar, bu dinamiklerin temelini oluşturan en kuvvetli unsuru ise yerlilik ve millilik şu demek oluyor ki kişilik ve kimlik olarak nitelendirdi.


İnsan kaynağına, potansiyeline ve bunu güce dönüştürecek müdafa sanayisi firmalarına güvenip inandıklarını vurgulayan Akar, şunları kaydetti


“Yerli ve milli savunma sanayimizin gelişmesindeki kararlı tutumunuz, liderliğiniz ve desteğiniz dolayısıyla zatı devletlerine şükranlarımı sunuyor, gurur duyulan bu projelerin hayata geçirilmesinde, başarıyla yürütülmesinde emeği geçenlere, katkıda bulunanlara yüksek müsaadeleriyle teşekkür ediyorum. Sultan Alparslan’dan Atatürk’e kadar bin yıldır bize vatan olan bu topraklarda bugünlere, bu seviyelere gelmemizi sağlayan bütün devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyorum. Aziz şehitlerimizi, ebediyete intikal eden kahraman gazilerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle yad ediyor, hayatta olan kahraman gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum.”


Bakan Akar, konuşmasını, “Barbaros’un torunları kahramanlar leventlerimiz, denizleriniz sakin, pruvanız neta olsun.” ifadesiyle tamamladı.





Okumaya devam et.

Facebook

Popüler

Exit mobile version
Python örnek projeler deneme bonusu veren siteler